Anlamı
1) herhangi bir işlemin veya eylemin din kurallarına uygun olup olmadığı konusunda konuyla ilgili bilim adamlarınca açıklama yapılmak; 2) bir işin yapılabilmesi için yargıda bulunmak; 3) mec. gereksiz yere emir verir gibi konuşmak.
Detaylı Açıklama
Fetva vermek, ilk anlamıyla bir işin din kurallarına uygun olup olmadığı konusunda yetkili din âlimlerinin açıklama yapmasıdır. Ancak kaynakta görüldüğü gibi söz, zamanla bir iş için kesin yargıda bulunmak ve hatta mecazen gereksiz yere emir verir gibi konuşmak anlamlarına da genişlemiştir. Bu çok katmanlı yapı, deyimi hem dinî hem toplumsal hem günlük eleştiri dilinde yaşatır. İnsan gerçekten fetva verebilir; ama biri her konuda kesin konuşuyorsa mecazen de fetva veriyor denir. Deyimin gücü, söz söyleyen kişinin kendine biçtiği otoriteyi açığa vurmasındadır. Bazen saygı, bazen alay, bazen de eleştiri taşır. Hüküm verme iddiasını güçlü biçimde anlatan yerleşik bir deyimdir. Böylece söz, yalnız içeriği değil konuşanın tavrını da değerlendiren bir eleştiri aracına dönüşür.
Örnek Cümleler
- Kimse sormadan her konuda fetva vermesi çevresindekileri iyice bıktırdı.
- Müftü, sorulan mesele hakkında uzun araştırmadan sonra fetva verdi.
- Toplantıda dosyayı görmeden fetva vermek doğru olmaz diye araya girdi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Gerçek anlamda yetkili dinî hüküm verme vardır; mecazda ise kendini yetkili görüp kesin konuşma tavrı öne çıkar. Ortak nokta, kesin yargı bildirme iddiasıdır. Bu ortak çizgi, iki kullanımı aynı fiilde buluşturur.
Çünkü kişi her konuda son sözü kendisinin söylemesi gerektiğini düşündüğünde bu tavır aşırı bulunabilir. Böyle durumlarda fetva vermek sözü, hafif küçümseyen bir eleştiriye dönüşür. Özellikle resmî olmayan ortamlarda bu alay daha belirginleşir.
Ferman çıkarmak daha çok üstten gelen buyruk ve emir tarafını anlatır. Fetva vermek ise hüküm bildirme, uygunluk değerlendirme ve söz üzerinden otorite kurma tarafını daha belirgin taşır.