Anlamı
bir kimse veya nesneyi en küçük bir tehlikeden bile korumak, titizlikle savunmak.
Detaylı Açıklama
Fiske kondurmamak, bir kimseyi ya da nesneyi en küçük bir tehlikeden bile korumak, ona titizlikle sahip çıkmak anlamında kullanılan yerleşik bir deyimdir. Buradaki fiske, neredeyse hissedilmeyecek kadar küçük bir darbeyi temsil eder. Bu yüzden söz, korumanın ölçüsünü en uç noktaya taşır: kişi sevdiğine ya da koruduğu şeye en ufak zararın bile gelmesini istemez. Deyimin gücü, sevgi, sahiplenme ve hassasiyet duygusunu tek kalıpta birleştirmesindedir. Aile içi ilişkilerde, dostlukta ve kıymet verilen eşyalar için çok doğal biçimde kullanılır. En küçük zararı bile kabul etmeyen koruyucu tavrı anlatan sıcak bir deyimdir. Sevgi ile titizlik bu deyimde birbirinden ayrılmaz. Aşırı sahiplenme iması da bazen sezilebilir. Koruma duygusu burada çok yoğundur.
Örnek Cümleler
- Kızına yıllarca fiske kondurmadan büyüttüğünü herkes bilirdi.
- Eski gramofona öyle değer veriyordu ki üstüne fiske kondurmuyordu.
- Takım kaptanı genç oyuncularına sahada fiske kondurmamak için uğraştı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü fiske, zararın en küçük ölçüsünü temsil eder. Böylece deyim, korumanın ne kadar hassas ve abartısız ama kesin olduğunu çok etkili biçimde anlatır. Küçücük zarar bile bu tavırda büyük sayılır.
Anne baba sevgisinde, güçlü dostluklarda, kıymet verilen eşyalarda ve koruyucu takım ruhunda çok doğal kullanılır. Ortak yön, en ufak zararın bile istenmemesidir. Deyim tam da bu koruyucu hassasiyeti özetler.
Çoğu zaman sevgi anlatır, ama bazen aşırı sahiplenme ya da korumacı tavır da sezdirir. Yani söz, sıcak olduğu kadar sıkı bir denetim duygusu da taşıyabilir.