Anlamı
kişi, inançları ayrı da olsa, hoşlanmasa da geçimini sağlayan kimseye hizmet eder.
Detaylı Açıklama
Gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar atasözü, kişi hoşlansa da hoşlanmasa da geçimini sağlayan yere hizmet etmek zorunda kalır anlamını taşır. Burada temel vurgu, ekmek kapısının insan üzerinde kurduğu bağdır. İnanç, duygu veya kişisel tercih ayrı olsa bile, rızık veren yere karşı bir bağlılık ve mecburiyet doğar. Atasözü bu yönüyle ekonomik bağımlılığı ve çıkar ilişkisini açık biçimde gösterir. Çoğu zaman insanın gönlünden geçmeyen bir işe mecbur oluşunu anlatırken kullanılır. İçinde hafif kadercilik de vardır. Söz, geçim kaynağının insan davranışını nasıl belirlediğini sert ve açık bir hayat gözlemi hâline getirir. Ekmek bağı çoğu zaman düşünceden daha baskın çıkar. Bu gerçeği sertçe özetler.
Örnek Cümleler
- Adam patronu sevmezdi ama gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar derdi.
- Mecburen o şirkette kaldı; gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar sonuçta.
- Usta, ekmek kapısını küçümseyen çırağa gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar dedi.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Ekmek geçim kaynağını, kılıç ise hizmet ve bağlılığı simgeler. Böylece atasözü, rızkı veren yere karşı insanın istemese bile görev yüklenmek zorunda kalışını çok somut biçimde anlatır.
İnsanın sevmediği bir düzene, kuruma veya kişiye ekonomik sebeplerle bağlı kaldığı durumlarda daha sert duyulur. Çünkü burada gönül ile mecburiyet arasındaki gerilim açık biçimde hissedilir.
Daha çok hayat gerçeğini anlatır; çünkü insanın geçim yüzünden ne tür tavizler verdiğini gözler önüne serer. Yine de bu gerçek, çoğu zaman boyun eğmeye çok yakın bir mecburiyet duygusu taşır.