Anlamı
göz önünden ayırmamak:
'Onu kolla, gözetim altında tut ama bunu ona hiç belli etme.' -A. Kulin.
Detaylı Açıklama
Gözetim altında tutmak, bir kişiyi, süreci ya da nesneyi sürekli gözlemleyerek kontrol altında bulundurmak, gelişmelerini dikkatle izlemek ve gerektiğinde müdahale edebilecek durumda olmak anlamında kullanılan yerleşik bir deyimdir. Bu sözde sıradan bakma değil, düzenli ve amaçlı bir izleme vardır. Kişi güvenlik gerekçesiyle, kuşku nedeniyle, sağlık durumu yüzünden ya da işleyişte hata çıkmaması için gözetim altında tutulabilir. Deyim hem koruyucu hem denetleyici bağlamlarda kullanılabilir; yani bazen birini korumak için, bazen de davranışını sınırlamak için başvurulur. Gözetim altında tutmak, görünürde sakin ama arka planda sürekli dikkat isteyen durumları anlatır. Bu nedenle resmî dilde, günlük konuşmada ve mecazlı anlatımlarda kontrolün sürekliliğini vurgulayan güçlü ve çok işlevli bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- Doktor hastayı gece boyunca gözetim altında tuttu dikkatle sürekli başında.
- Şüpheliyi birkaç gün gizlice gözetim altında tuttular burada sessizce hep.
- Yeni sistemi ilk hafta teknik ekip gözetim altında tuttu baştan.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada amaçlı, sürekli ve gerektiğinde müdahale etmeye hazır bir izleme vardır. Deyim, basit bakmayı değil, denetim ve kontrol içeren düzenli, dikkatli ve bilinçli gözetmeyi anlatır.
Sağlık, güvenlik, hukuk, teknik takip ve kurumsal denetim bağlamlarında sık kullanılır. Ortak yön, bir kişi ya da sürecin serbest bırakılmadan düzenli ve dikkatle sürekli izlenmesidir.
Hayır, bazen koruyucu ve önleyici bir anlam taşır. Örneğin bir hastayı gözetim altında tutmak, baskı uygulamaktan çok onun güvenliğini sağlamak ve durumunu yakından izlemek içindir.