Anlamı
ağlayacak kadar duygulanmak:
'Gözleri dolu doluydu ama ağlamadı.' -A. Ümit.
Detaylı Açıklama
Gözleri dolmak, bir kimsenin yoğun duygulanma sonucu ağlamaya yaklaşması, gözlerinde yaş birikmesi ve duygusunun yüzüne açıkça vurması anlamında kullanılan çok yaygın bir deyimdir. Bu söz genellikle hüzünle ilişkilendirilse de sevinç, gurur, özlem ya da derin etkilenme anlarında da doğal biçimde kullanılabilir. Deyimin gücü, kişinin henüz ağlamamış olmasına rağmen duygusunun artık saklanamaz hâle gelmesini anlatmasından gelir. Gözlerde biriken yaş, içteki yükün sessizce dışarıya dayandığını gösterir. Gözleri dolmak, duygunun taşma eşiğine geldiği ama henüz tam boşalmadığı anları çok etkili biçimde karşılar. Bu yüzden anlatıda hem incelik hem yoğunluk sağlar. Türkçede iç dünyanın dış belirtiyle anlatıldığı en güçlü ve en tanıdık kalıplardan biridir.
Örnek Cümleler
- Babası onu alkışlayınca sahnede bir anda gözleri doldu hemen yine.
- Eski günleri anlatırken dedenin gözleri doldu ama sustu sonra yine.
- Mektubun son satırını okuyunca sessizce gözleri doldu orada birden hemen.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hüzün, sevinç, özlem, gurur, kırgınlık ve derin etkilenme ile birlikte kullanılabilir. Ortak yön, duygunun gözlerde yaş biriktirecek kadar iyice ve derinden oldukça fazla yoğunlaşmış olmasıdır.
Çünkü burada henüz tam bir ağlama yoktur; duygu yalnızca gözlere kadar yükselmiştir. Bu ara hâl, sözün hem daha ince hem de daha kontrollü bir duygulanma tonu taşımasını sağlar.
Gözleri dolmak gözlerde yaş birikmesini daha doğrudan anlatır. Gözleri buğulanmak ise bu yaşın bakışı bulanıklaştıran tarafını çok daha fazla ve açık biçimde ayrıca öne çıkarır.