Anlamı
gözlerinde sevinç ve istek belirmek:
'İki kere gidip geldikten sonra gözleri parladı, evi bulmuştu.' -H. E. Adıvar. 'Yavaş yavaş başlarını kaldırıp yekdiğerinin yüzüne baktılar, ikisinin de gözleri parıldadı.' -A. H. Müftüoğlu.
Detaylı Açıklama
Gözleri parlamak, bir kimsenin gözlerinde sevinç, heyecan, umut ya da güçlü bir istek belirmesi anlamında kullanılan çok sıcak ve canlı bir deyimdir. Burada parlamak, fiziksel bir ışıltıdan çok iç duygunun bakışlara yansımasını anlatır. İyi haber alan, sevdiği bir şeyi gören, bir fırsatı fark eden ya da heyecan verici bir düşünceye kapılan kişilerin gözleri parlar. Deyim, söze hem canlılık hem de duygusal açıklık kazandırır; çünkü kişinin iç dünyası doğrudan gözler üzerinden görünür hâle gelir. Bu nedenle anlatıda özellikle sevinç ve heves sahnelerinde güçlü bir işlev taşır. Gözleri parlamak, bakışların sıradanlıktan çıkıp içten gelen bir enerjiyle canlandığını anlatan zarif ve çok yaygın bir Türkçe ifadedir.
Örnek Cümleler
- Yeni kitabı görünce çocuğun gözleri parlamak üzere oldu orada hemen.
- İşi kabul edilince onun gözleri parlamak üzereydi birden bugün sevinçle.
- Dedesi hediyeyi uzatınca küçük kızın gözleri parladı yine hemen orada.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Sevinç, heyecan, umut, merak ve güçlü istek duygularını taşıyabilir. Ortak yön, içte beliren olumlu enerjinin bakışlara hemen belirgin ve sıcak bir canlılık katmasıdır çoğu kez.
Çünkü kişinin sevincini ya da heyecanını doğrudan söylemek yerine gözlerinden sezdirir. Böylece söz hem doğal kalır hem de duygunun içtenliğini çok daha etkili biçimde hissettirir.
Gözleri parlamak daha çok sevinç ve hevesin anlık ışıltısını anlatır. Gözleri berraklaşmak ise iç sıkıntının dağılmasıyla gelen açıklık ve canlılığı biraz daha yumuşak bir tonda verir.