Anlamı
bir şeyden gözlerini ayıramamak:
'O anda pek çok şeyler yapmak istediği hâlde, gözleri köşeyi ağır ağır dönen tramvaya takılıp kalmıştı.' -P. Safa.
Detaylı Açıklama
Gözleri takılıp kalmak, kişinin dikkatini çeken bir şeyden bakışlarını ayıramaması, gözünün bir noktada uzun süre tutulup kalması anlamında kullanılan çok canlı bir deyimdir. Bu durum merak, hayranlık, özlem, şaşkınlık ya da derin dalgınlık nedeniyle ortaya çıkabilir. Deyim, bakışın sıradan yönelmesinden daha güçlü bir tutulmayı anlatır; göz, adeta seçtiği şeyin üzerinde asılı kalır. Bir manzaraya, bir araca, bir kişiye, eski bir fotoğrafa ya da beklenmedik bir ayrıntıya gözler takılıp kalabilir. Bu yönüyle söz, hem dış nesnenin çekiciliğini hem de bakan kişinin iç dünyasındaki yoğunlaşmayı bir arada verir. Gözleri takılıp kalmak, dikkatin bir noktaya kilitlenmesini anlatan etkili ve sahne kurucu bir Türkçe ifadedir.
Örnek Cümleler
- Vitrindeki eski saate gözleri takılıp kaldı uzun süre bugün orada.
- Perondan ayrılan trene gözleri takılıp kaldı sessizce orada yine uzun uzun.
- Duvarlardaki çatlaklara gözleri takılıp kalınca düşünmeye daldı hemen derinden yalnız.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Merak, hayranlık, özlem, şaşkınlık, dalgınlık ve içe kapanma gibi duygularla birlikte görülebilir. Ortak yön, bakışların bir noktaya normalden çok daha uzun süre güçlüce ve derinden bağlanmasıdır.
Çünkü burada bakış geçici değildir; kişi gözlerini o nesneden ayıramaz gibi olur. Deyim, dikkat yoğunluğunu ve içsel takılmayı daha belirgin biçimde oldukça açıkça doğrudan anlatır.
Göze çarpmak nesnenin dikkat çekmesini öne çıkarır. Gözleri takılıp kalmak ise bakan kişinin uzun süreli ilgisini ve bakışını geri çekemeyişini daha çok merkeze açıkça alır.