Anlamı
1) gözleri sulanmak:
'Öyle halk türküleri vardır ki gözleriniz yaşarmadan okuyamaz veya dinleyemezsiniz.' -M. Kaplan. 2) mec. duygulanmak:
'Bütün başarılarda gözlerim yaşarır, bütün ayrılışlarda aynı şey.' -B. Necatigil.
Detaylı Açıklama
Gözleri yaşarmak, gözlere yaş dolması ve bakışın nemlenmesi anlamında kullanılan çok yaygın bir deyimdir. Birinci anlamında fiziksel yaşarmayı anlatır; rüzgâr, duman, acı ya da hassasiyet yüzünden gözler yaşarabilir. İkinci, mecazlı anlamında ise yoğun duygulanma öne çıkar; kişi hüzün, sevinç, özlem ya da etkileyici bir an karşısında gözleri yaşararak tepki verir. Bu çift anlamlı yapı, deyimi hem günlük hayatın sıradan sahnelerinde hem de duygusal anlatımlarda işlek kılar. Gözleri yaşarmak, tam bir ağlamadan önceki ya da ona eşlik eden nemli eşiği anlatmakta çok güçlüdür. Bu yüzden söz, bakıştaki küçük değişimle büyük duyguyu bir arada sezdirir. Türkçede hem bedensel hem mecazlı düzlemde kolayca yer bulan, yumuşak ama etkili bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- Türküyü duyunca bir anda gözleri yaşardı, sesi titredi hemen orada.
- Soğuk rüzgâr çıkınca herkesin gözleri yaşarmaya başladı dışarıda birden hemen.
- Ödül konuşmasını dinlerken gözleri yaşardı ama gülümsedi yine sessizce orada.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İki deyim çok yakındır; gözleri yaşarmak biraz daha duygusal çağrışım taşıyabilir. Gözleri sulanmak ise fiziksel nedenleri de rahatça kapsayan daha geniş ve esnek bir kullanım sunar.
Mecaz anlamda duygunun gözlere kadar yükselmesi öne çıkar. Kişi henüz tam ağlamasa da yaşaran gözler, iç dünyadaki yoğun etkilenmeyi oldukça açıkça ve güçlüce dışa gösterir.
Türkü, ayrılık, gurur, özlem, etkileyici konuşmalar ve ani fiziksel etkilerle oluşan yaşarmalarda doğal kullanılır. Söz, hem bedensel hem duygusal nemlenmeyi birlikte açıkça bir araya getirir.