Anlamı
bırakılan bir şey veya kimse ile ilgili tedirginliği sürmek:
'Benim gibi bir adama teslim ettikten sonra gözü arkada kalmazdı.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Gözü arkada kalmak deyimi, bir kişi bir yerden ayrılmış olsa bile geride bıraktığı insan, eşya ya da iş yüzünden içinin rahat etmemesini anlatır. Burada bakışın geride kalması gerçek değil, duygusal bir bağlılık ve endişe göstergesidir. Anne çocuğunu bırakınca, biri emanet verdiği şeye güvenemeyince ya da yarım kalan bir iş aklından çıkmayınca bu deyim çok uygun düşer. Kişi fiziksel olarak uzaklaşsa da zihni ve kaygısı geride kalmıştır. Deyim bu yüzden sevgi, sorumluluk, güvensizlik ve tedirginliği aynı anda taşıyabilir. Günlük dilde özellikle ayrılık ve emanet sahnelerinde sık duyulur. Kısacası gözü arkada kalmak, insanın uzaklaştığı şeyden içini koparamamasını ve onunla ilgili kaygısının sürmesini anlatan sıcak ama huzursuz bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Çocuğu komşuda bırakınca gözü arkada kaldı, sık sık aradı sonra.
- Dükkânı acemilere teslim eden ustanın gözü arkada kalıyordu hep orada.
- Yola çıktı ama evdeki hastadan dolayı gözü arkada kaldı yine.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İkisini birlikte anlatabilir. Çoğu zaman sevilen ya da önem verilen bir şey geride kaldığı için kişi hem bağlılık hem de belirgin, sürekli bir tedirginlik duyar.
Emanet bırakma, hasta yakınına uzak kalma, çocuğu birine teslim etme ve yarım işi geride bırakma gibi durumlarda çok doğal, yerinde ve sık biçimde rahatça kullanılır.
Yakındırlar ama gözü arkada kalmakta kaygı tonu daha belirgindir. Aklı onda kalmak yalnız düşünmeyi anlatabilir; bu deyim ise huzursuzluğu daha görünür, sıcak ve içli kılar.