Deyim

Gözü (gözleri) Kamaşmak Ne Demek?

Anlamı

1) güçlü bir ışık sebebiyle göz bakamaz olmak:
'Güneş hiç olmadığı kadar parlaktı, gözlerim kamaştı.' -E. Işınsu. 2) mec. çok etkilenmek.

Detaylı Açıklama

Gözü kamaşmak deyimi de iki katmanlı bir kullanıma sahiptir. İlk anlamında güçlü bir ışık, parlaklık ya da yansımayla gözün bakamaz hâle gelmesini anlatır. İkinci ve mecaz anlamında ise insanın çok parlak, gösterişli, etkileyici ya da hayranlık uyandırıcı bir şey karşısında büyülenmesini ifade eder. Böylece hem fiziksel hem de duygusal etki tek sözle verilir. Bir mücevherin, bir manzaranın, bir başarının ya da çok gösterişli bir ortamın insanı etkilemesini anlatırken sık kullanılır. Deyimin gücü, görmenin doğrudan zorlanmasıyla hayran kalma duygusunu aynı çizgide buluşturmasından gelir. Bu nedenle anlatım hem somut hem de mecaz düzlemde kolayca işler. Kısacası gözü kamaşmak, parlaklığın ya da etkileyiciliğin insanda bıraktığı güçlü izlenimi anlatan çok işlevli bir deyimdir.

Örnek Cümleler

  1. Güneşe dönünce gözü kamaştı, elini hemen alnına siper etti orada.
  2. Salonun ihtişamını görünce gözü kamaştı, konuşacak söz bulamadı orada gerçekten.
  3. Yeni vitrine bakan müşterilerin gözü kamaştı, içeri merakla giriyordu hemen.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Birincisi parlak ışık yüzünden bakamaz olmak, ikincisi de çok gösterişli ya da etkileyici bir şey karşısında hayran kalmaktır. Bağlam hangi anlamın öne çıktığını açıkça belirler.

Çünkü fiziksel parlaklıkla duygusal etkilenmeyi bir araya getirir. İnsan sanki gerçekten bakmakta zorlanıyormuş gibi, gördüğü şeyin ihtişamı altında derinden, bütünüyle, hayranlıkla ve güçlüce etkilenmiş olur.

İlişkilidir ama aynı değildir. Göz doldurmak daha çok olumlu etkilemeyi anlatır; gözü kamaşmak ise parlaklık, ihtişam ve güçlü etki yüzünden bakışın şaşmasını özellikle ve daha sert vurgular.