Anlamı
1) başı dönmek, hafif baygınlık geçirmek:
'Duvar tarafına doğru bir adım atarak evet cevabını veren Orhan'ın gözleri gene kararıyordu.' -P. Safa. 2) mec. umutsuzluğun veya aşırı bir isteğin etkisi altında ne yaptığını bilmez duruma gelmek:
'İnsan sevgisi ne kadar yoğunsa gözü karardığında cesareti de o denli delice idi.' -A. Kulin.
Detaylı Açıklama
Gözü kararmak deyimi hem bedensel hem mecaz anlamıyla kullanılan güçlü bir ifadedir. Bedensel kullanımda baş dönmesi, halsizlik, ani tansiyon düşmesi ya da baygınlığa yaklaşma durumunu anlatır. İnsan o anda etrafı seçmekte zorlanır ve görüşü sanki kararır. Mecaz kullanımda ise umutsuzluk, öfke, korku ya da aşırı istek yüzünden ölçülü davranamama anlamı öne çıkar. Kişi ne yaptığını tam hesaplayamaz, sonuçları düşünmeden hareket edebilir. Bu çift anlam, deyimi çok işlevli kılar. Hem sağlık durumlarını hem de psikolojik baskı altında verilen ölçüsüz tepkileri anlatmakta kullanılır. Bağlam doğru kurulduğunda iki anlam da kolayca ayırt edilir. Kısacası gözü kararmak, insanın ya fiziksel dengesini ya da zihinsel ölçüsünü yitirmeye yaklaşmasını anlatan güçlü ve katmanlı bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Merdiveni çıkarken birden gözü karardı, duvara tutunup durdu hemen orada.
- Haberi duyunca gözü karardı, ne dediğini kendisi de bilmedi artık.
- Gün boyu aç kalınca gözü karardı, oturmak zorunda kaldı orada.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Baş dönmesi, halsizlik, ani güçsüzlük ya da baygınlığa yaklaşma hâlini anlatır. Kişi çevresini net seçemez ve kısa süreli ama belirgin bir kararma hissi açıkça yaşar.
Mecaz anlamda öfke, korku, umutsuzluk ya da aşırı hırs yüzünden sonuç düşünmeden davranmayı anlatır. Kişi o anda sağduyusunu yeterince, sakin, ölçülü ve dengeli biçimde kullanamaz.
Gözü dönmek burada daha çok şiddetli açlığı anlatır. Gözü kararmak ise ya bedensel bir baygınlık hissini ya da psikolojik baskıyla ölçünün kaybolmasını daha çok öne çıkarır.