Anlamı
gözünü korkutmak:
'Hem de oraya kadar sürüklenmek, hanlarda birçok para harcamak, günlerce işten güçten kalmak köylülerin gözünü yıldırır.' -N. Nâzım.
Detaylı Açıklama
Gözünü yıldırmak deyimi, bir kimsenin cesaretini kıracak, hevesini kaçıracak ya da onu girişeceği işten vazgeçirecek ölçüde korkutmak anlamına gelir. Buradaki yıldırmak, yalnız ani bir korku vermek değildir; kişinin içindeki güveni azaltmak, gözünde işi büyütmek ve geri adım attırmak demektir. Bu yüzden deyim hem insanlar hem de zor şartlar için kullanılabilir. Masrafın fazlalığı, yolun çetinliği, işin karmaşıklığı ya da karşı tarafın sert tutumu birinin gözünü yıldırabilir. Söz, korkutmanın sonuç doğurduğu noktayı vurgular; yani kişi yalnız tedirgin olmaz, aynı zamanda isteğini de kaybetmeye başlar. Kısacası gözünü yıldırmak, bir işi yapılmaz ya da fazla tehlikeli göstererek karşı tarafın cesaretini kıran etkileri anlatan yerleşik bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- İlk günkü sert konuşması yeni çalışanların gözünü daha ilk anda yıldırdı.
- Dağın karlı yolu bizi değil, yanında gelen acemi yolcuları yıldırdı.
- Ustanın bitmeyen eleştirileri çırağın gözünü sonunda iyice yıldırdı bugün artık.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü yıldırılan kişi sadece çekinmeye başlamaz, aynı zamanda o işe girişme isteğini de kaybeder. Deyimin ağırlığı, korkunun insanın çalışma iradesini ciddi biçimde zayıflatması noktasında toplanır.
Anlamca çok yakındırlar; ancak gözünü yıldırmak daha kalıcı bir etki sezdirir. Kişi bir an ürkmez sadece, uzun süre o işten uzak duracak kadar cesaret kaybeder.
Hayır, zor olması tek başına yetmez. O zorluk kişiyi geri çektiriyor, hevesini söndürüyor ve işi denemekten bütünüyle vazgeçiriyorsa bu deyim gerçekten tam yerini bulur orada.