Anlamı
yaptığın işlerde uyanık davranmazsan çok kötü durumlarla karşılaşır, gözünü dört açmak zorunda kalırsın.
Detaylı Açıklama
Aç gözünü, açarlar gözünü atasözü, insanın yaptığı işlerde dikkatli, uyanık ve temkinli davranmazsa kötü durumlarla karşılaşıp acı tecrübelerle gözünü açmak zorunda kalacağını anlatır. Buradaki ilk “aç gözünü” bir uyarıdır; ikinci kısım ise bu uyarı dinlenmezse dış dünyanın insanı sert biçimde eğiteceğini söyler. Atasözü, tehlikeyi önceden görmenin önemine dikkat çeker. Uyanık olmayan, ayrıntıları fark etmeyen, kolay kanan veya şartları hesaba katmayan kişi sonunda daha ağır biçimde ders alır. Günlük hayatta ticarette, ilişkilerde, iş seçimlerinde ya da tehlikeli ortamlarda birini temkinli olmaya çağırmak için kullanılır. Burada yalnız korkutmak değil, koruyucu bir öğüt vermek vardır. İnsan bazen başkasının uyarısıyla değil, yaşadığı sarsıntıyla öğrenir; atasözü bu ikinci ihtimali haber verir. Tedbirin tecrübeden ucuz olduğunu hatırlatan, uyarıcı ve çok işlevli bir halk sözüdür.
Örnek Cümleler
- Bu işte saf davranma; aç gözünü, açarlar gözünü, sonra iş işten geçer.
- Dikkatli ol, aç gözünü, açarlar gözünü; bu adamlar saf görünenleri hemen soyuyor.
- Aç gözünü, açarlar gözünü; bu işlerde dikkatsiz olursan seni kolayca kandırırlar.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
İki ayrı tarafın yapabileceğini göstermek için. Birinci yarıda gözü açan kişinin kendisidir, ikincisinde başkaları. Aynı fiilin yinelenmesi iki yolun da aynı sonuca vardığını duyurur; değişen yalnız işi kimin yaptığıdır.
Birincisi buyruk kipindedir: aç. İkincisi geniş zamandadır: açarlar. Buyruk öğüt verir, geniş zaman ise öğüt tutulmazsa olacağı bildirir. İki kip yan yana konunca uyarı ile sonuç aynı cümlede toplanmış olur.
Belirsiz bir çoğul özneyi anar; kim olduğu söylenmez. Yapı tehlikeyi belli bir kişiye bağlamaz, dışarıdaki herkesi içine alır. Adı verilmeyen bu özne uyarıyı daha korkutucu kılar, çünkü nereden geleceği bilinmez.