Anlamı
kafasını dinlemek isteyen kimse, gürültülü patırtılı işlerde görev almaz.
Detaylı Açıklama
Gürültü istemeyen kazancı dükkânına girmez atasözü, bir işin doğasında bulunan zorluğa, zahmete ya da rahatsızlığa katlanmak istemeyen kişinin o işe baştan girmemesi gerektiğini anlatır. Buradaki kazancı dükkânı, dövme sesinin eksik olmadığı bir çalışma yerini simgeler. Dolayısıyla söz yalnız gerçek gürültüyle ilgili değildir; her işin kendi kaçınılmaz yükünü, telaşını ve sıkıntısını kabullenmek gerektiğini de öğretir. İnsan sonuç istiyorsa, sonuca giden yoldaki rahatsız edici unsurları da göze almalıdır. Bu yüzden atasözü iş hayatında, aile sorumluluğunda, ticarette ve emek isteyen her uğraşta geçerlidir. Kısacası gürültü istemeyen kazancı dükkânına girmez, nimet bekleyen kişinin külfete de razı olması gerektiğini çarpıcı bir işyeri benzetmesiyle anlatan güçlü bir atasözüdür. Böylece konfor arzusuyla emek gerçeği arasındaki gerilim çok kısa yoldan açıklanır.
Örnek Cümleler
- Sürekli müşteriyle uğraşacaksan gürültü istemeyen kazancı dükkânına girmez unutma sakın.
- Babam dükkân açmak isteyen kardeşime gürültü istemeyen kazancı dükkânına girmez dedi.
- Bu işi seçtin; şimdi şikâyet etme, gürültü istemeyen kazancı dükkânına girmez.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, burada gürültü işin kaçınılmaz zahmetini ve rahatsızlığını temsil eder. Yani atasözü, sonuç isteyen kişinin o sonuca giden yoldaki sıkıntıları da göze alması gerektiğini anlatır.
Çünkü hemen her işte göz alıcı tarafın yanında yorucu, bunaltıcı ve tatsız yönler bulunur. Bu söz, beklenti ile gerçek arasındaki farkı sade ama çok somut bir örnekle hatırlatır.
Atasözü, emeğin gürültüsünü çekmeden kazancın rahatına ulaşılamayacağını söyler. Böylece külfet ile nimet arasındaki doğal bağ, işlik örneği üzerinden açıkça ve daha sert biçimde kurulmuş olur.