Anlamı
gücü, takati, eski durumu olmamak:
'Ama nasıl kurtulacaktı? Kuvveti bitmiş, kımıldayacak hâli kalmamıştı.' -Ö. Seyfettin.
Detaylı Açıklama
Hâli kalmamak, bir kişinin artık gücünün, takatinin, enerjisinin veya dayanma kapasitesinin tükenmiş olduğunu anlatan yaygın bir deyimdir. Buradaki hâl, hem bedensel güç hem de genel durumda ayakta kalabilme kabiliyetini kapsar. Bu nedenle söz yalnız yorgunluğu değil, bir şey yapamayacak ölçüde düşmüş olmayı da ifade eder. İnsan yürümeye hâli kalmayabilir, konuşmaya hâli kalmayabilir ya da mücadele etmeye hâli kalmamış hissedebilir. Kullanım hem fiziksel hem ruhsal yıpranma için uygundur. Gündelik dilde çok doğaldır ve tükenmişlik duygusunu açık biçimde verir. Deyim, “artık yapacak güç yok” sınırını gösterir. Böylece bedensel veya ruhsal enerjinin tükenişini, kişinin artık eski durumda olmadığını kısa ama güçlü biçimde anlatan temel bir ifade olarak yer alır.
Örnek Cümleler
- Merdivenleri çıktıktan sonra konuşacak bile hâli kalmamak yüzünden sustu tamamen.
- Bütün gün çalışınca akşama doğru kimsenin kıpırdayacak hâli kalmamak doğaldı.
- Onca dertten sonra yeniden tartışmaya girecek hâli kalmamak yüzünden çekildi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hâli kalmamak, kişinin bir işi sürdürecek, konuşacak, yürüyecek ya da dayanacak gücünün kalmamasını anlatır. Bedensel ve ruhsal tükeniş birlikte düşünülebilir. Tükeniş sınırı açıkça görünür. Eski güç belirgin biçimde tükenir.
Hâl, burada yalnız beden gücünü değil, moral durumunu, dayanma kapasitesini ve genel canlılığı kapsar. Bu yüzden kullanım alanı oldukça geniştir. Ruhsal yönü de kapsar ayrıca.
Ağır çalışma, hastalık, uykusuzluk, yaşlılık, tartışma yorgunluğu ve uzun süren sıkıntılar sonunda kişinin takatinin tükendiği durumlarda sık kullanılır. Günlük dilde çok yaygındır ve herkesçe kolay anlaşılır.