Anlamı
bir işin yapılmasına sebep olmak, kımıldatmak, canlandırmak:
'İlçelerinde ne kadar dernek varsa hepsini harekete geçirdiler.' -A. Kulin.
Detaylı Açıklama
Harekete geçirmek ya da harekete getirmek deyimi, bir işi başlatmak, birilerini kımıldatmak, canlandırmak ya da yapılacak bir iş için insanları ve imkânları devreye sokmak anlamında kullanılır. Burada asıl vurgu, durgun ve bekleyen durumun etkin hâle getirilmesidir. Kaynak cümlede ilçedeki derneklerin harekete geçirilmesi, deyimin yalnız fiziksel değil örgütsel ve toplumsal alanlarda da kullanıldığını açıkça gösterir. Bu yüzden kişiler, kurumlar, topluluklar, düşünceler ve planlar için rahatlıkla söylenebilir. Deyim çoğu zaman öncülük, teşvik ve düzenleme fikri taşır. Kendi kendine başlayan bir hareketten çok, dışarıdan etkilenerek başlatılan süreci anlatır. Kısacası harekete geçirmek, durgunluğu sona erdirip insanları, kurumları veya imkânları etkinliğe yönelten bilinçli başlatma işini güçlü ve esnek biçimde anlatan yerleşik bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Mahalleliyi temizliğe çağıran öğretmen, herkesi kısa sürede harekete geçirdi bugün.
- Bu rapor tek başına yetmez; belediyeyi de harekete geçirmek gerekir.
- Deprem haberi gelince yardım ekiplerini hemen harekete geçirdiler orada hızla.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada hareketin öznesi çoğu zaman dışarıdan bir etki kurar. Kişi ya da kurum, başkalarını veya bir süreci devreye sokar; bu yüzden eylem yalnız yapmak değil, yaptırmak yönü de taşır.
Toplumsal kampanyalarda, kurum çalışmalarında, yardım organizasyonlarında, düşünceyi uygulamaya dökme süreçlerinde ve kriz yönetiminde çok işlevlidir. Ortak nokta, duran bir yapının etkin hâle getirilmesidir açıkça burada.
Harekete geçmek öznenin kendisinin başlamasıdır. Harekete geçirmek ise bir başkasını, bir topluluğu ya da bir düzeni kımıldatan dış etkene odaklanır; yönlendirici güç burada daha belirgindir.