Anlamı
hırsızlığın büyüğü küçüğü olmaz, nitekim kadının namusunu satmış sayılması için bir öpücük vermiş olması yeter.
Detaylı Açıklama
Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten atasözü, bazı yanlışların küçük görünse bile özde aynı kötülüğü taşıdığını anlatır. Burada ekmek ve öpmek örnekleri, eylemin miktarından çok niteliğinin önemli olduğunu vurgulamak için seçilmiştir. Bu yüzden atasözü, kötülüğün küçüğünün masum sayılamayacağını, ahlaki bozulmanın küçük bir adımla da başlayabileceğini söyler. Halk dilinde sert, yargılayıcı ve açık bir ahlak ölçüsü içerir. Özellikle “bir kereden bir şey olmaz” anlayışına karşı söylenmeye uygundur. Sözün tonunda hem uyarı hem kesin hüküm vardır. Böylece küçük görülen yanlışların da insanı aynı kötü sonuca götürebileceğini anlatan, kısa ama oldukça sert bir atasözü olarak öne çıkar. Küçük tavizlerin bile karakter üzerinde iz bıraktığını özellikle hatırlatır.
Örnek Cümleler
- Babam, hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten der dururdu hep.
- Küçük yalanı savununca ona hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten dediler.
- Usta, çırak gevşeyince hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten diye uyardı.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Bu atasözü, bazı yanlışların küçüğünün de büyüğü kadar sakıncalı olduğunu anlatır. Miktar azalsa bile ahlaki bozulmanın özü değişmez; bu yüzden küçük görülen ilk yanlış da karakter ve güven bakımından önemini korur.
Çünkü söz, kötülüğün çoğu zaman küçük tavizlerle başladığını vurgular. İlk yanlış hafif görülürse, insanın sınırı gevşer; daha ağır davranışlara yaklaşmak, onları mazur görmek ve tekrarlamak da kolaylaşır.
Küçük yalanların, ufak haksızlıkların veya önemsiz sanılan ahlak dışı davranışların savunulduğu durumlarda uygun düşer. Genellikle uyarı amacıyla söylenir ve davranışın daha başında bir sınır çekmek için kullanılır.