Anlamı
1) zarara uğramak:
'İstanbul kahvelerinde bu sıkıntıdan en büyük hisseyi alan sanatkârlarımızdandır.' -B. R. Eyuboğlu. 2) ders çıkarmak.
Detaylı Açıklama
Hisse almak, bağlama göre iki farklı ama birbirine temas eden anlam taşıyan bir deyimdir. Birinci anlamında bir olayın olumsuz sonucundan payına düşeni almak, yani zarara uğramak söz konusudur. İkinci ve daha yaygın mecaz anlamında ise yaşanan bir olaydan ibret, ders veya uyarı çıkarmak anlatılır. Hisse sözü burada pay kavramından gelir; kişi ya zararın payını alır ya da olayın öğüdünden kendi payına düşeni çıkarır. Bu çift anlam, deyimin kullanımını zenginleştirir. Özellikle büyüklerin anlattığı olaylar, başkalarının başına gelen sıkıntılar veya kişinin kendi deneyimleri için sık söylenir. Bağlam, maddi pay mı yoksa manevi ders mi kastedildiğini açıkça gösterir. Böylece hisse almak, sonuçtan pay çıkarma fikrini hem somut hem mecaz düzlemde birleştiren güçlü bir kullanımdır.
Örnek Cümleler
- Bu iflas sürecinden en büyük hisse almak yine küçük esnafa düştü.
- Onun düştüğü hatadan biraz hisse almak bize de fayda sağlayacaktır.
- Bunca tartışmadan sonra herkes kendi payına bir hisse almak zorunda kaldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hisse almak, bir olayın zararlı sonucundan payına düşeni görmek ya da yaşananlardan ders çıkarıp ibret edinmek anlamlarını birlikte taşıyabilir. Bağlam yönü belirler. İki yönlü bir kullanımı vardır.
Çünkü hem zararda hem de öğütte kişiye düşen bir bölüm vardır. Deyim bu yüzden sonucu bütünüyle değil, kişinin kendi payına düşen kısmı üzerinden anlatır. Pay düşüncesi merkezde kalır.
Ekonomik kayıplarda, toplumsal olaylarda, aile içi deneyimlerde ve ibret verici hikâyelerde sıkça kullanılır. Hem maddi hem manevi sonuçları kapsayabilir. Öğüt tarafı özellikle dikkat çeker. İbret tarafı bu yüzden güçlenir.