Deyim

İç Gıcıklamak Ne Demek?

Anlamı

1) istek uyandırmak; 2) huylandırmak.

Detaylı Açıklama

İç gıcıklamak deyimi iki farklı anlamda kullanılır. Birincisi istek uyandırmak, bir şeyi yapmaya veya almaya karşı arzu kışkırtmaktır; bir yemeğin kokusu, bir vitrindeki ürün ya da bir teklifin cazibesi kişinin içini gıcıklar. İkincisi ise huylandırmak, tedirgin etmek, şüphe uyandırmak anlamındadır; birinin garip bir davranışı veya bir durumun tuhaflığı kişinin içini gıcıklar ve onu kuşkuya sevk eder. Her iki anlamda da içten gelen, bastırılamayan hafif bir kıpırdanma, bir dürtü söz konusudur. 'Gıcıklamak' fiili fiziksel bir kaşıntıyı çağrıştırır; tıpkı gıdıklama gibi rahatsız edici ama durdurulamayan bir his yaratır. Söz, konuşma dilinde çok doğal biçimde yer alır ve hem olumlu hem de olumsuz bağlamda kullanılabilir.

Örnek Cümleler

  1. Vitrine koyulan o kırmızı ayakkabı içimi gıcıkladı, almamak için kendimi zor tuttum.
  2. Komşunun o gizli gizli telefon konuşmaları içimi gıcıklıyor, bir gariplik var.
  3. Çocuğun gözleri pastaya takılınca annesi gülümsedi, çocuğun içi gıcıklanmıştı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bağlam belirleyicidir. Yiyecek, alışveriş veya eğlence gibi konularda söylendiğinde istek uyandırma anlamı öne çıkar. Şüpheli bir davranış, tutarsız bir açıklama veya garip bir durum söz konusuysa tedirginlik ve kuşku anlamı baskındır. Cümlenin geri kalanı hangi anlam olduğunu netleştirir.

Fiziksel gıdıklama nasıl bastırılamaz bir refleks yaratırsa, içsel istek veya kuşku da öyle bastırılamaz bir dürtü oluşturur. Kişi istemese de o duyguyu hisseder; içindeki kaşıntı bitmez. Bu fiziksel benzerlik deyimi çok canlı ve hissedilir kılar ve aktardığı duyguyu somutlaştırır.

İstek anlamında kullanıldığında nötr ya da olumludur; bir şeye duyulan doğal arzuyu betimler. Tedirginlik anlamında kullanıldığında ise daha çok olumsuz bir kuşkuyu anlatır. Ancak iki durumda da tehlikeli veya ağır bir anlam yoktur; hafif, oyuncu bir ton baskındır.