Anlamı
1) isteğince olduğu için huzur ve mutluluk duymak:
'Uykusundan esneye gerine çıkar, içine sinmiş rüyalardan hafif hafif sıyrılırdı.' -A. Ş. Hisar. 2) içi rahat etmek:
'Düğünümde bulunmazsan gelinliğim içime sinmeyecek, diyor.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
İçine sinmek deyimi iki anlamda kullanılır. Birincisi isteğince olduğu için huzur ve mutluluk duymak, bir durumdan memnun kalmak ve gönülden kabul etmektir. İkincisi içi rahat etmek, vicdanının sesini dindirmektir. Birinci anlamda kişi bir şeyi yapmış veya elde etmiştir ve bu sonuç ona gerçekten keyif verir; içine sinmiştir, yani yaptığı iş benliğine uygun düşmüştür. İkinci anlamda kişi vicdanıyla barışık olup olmadığını sorgular. Olumsuz biçimde 'içime sinmedi' kalıbı çok yaygındır ve kişinin bir durumdan tam olarak memnun kalmadığını, bir terslik hissettiğini anlatır. 'Sinmek' fiili burada bir şeyin kalıcı biçimde yerleşmesini, benimsenmesini ifade eder. Deyim, iç huzurun ve vicdani rahatlamanın en doğal kalıbıdır ve günlük konuşmada özellikle olumsuz biçimiyle çok sık duyulur.
Örnek Cümleler
- Düğünümde bulunmazsan gelinliğim içime sinmeyecek, diyordu kıza.
- Bu evi aldık ama bir türlü içime sinmedi, bir gariplik var.
- Yaptığı iş içine sinmişti, sonuçtan gerçekten memnundu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İnsanlar memnun oldukları şeyleri dile getirme ihtiyacı duymaz; sinmiş olan doğal ve fark edilmezdir. Ama sinmeyen bir şey tedirginlik yaratır ve kişi bu tedirginliği ifade etmek ister. Bu yüzden 'içime sinmedi' kalıbı günlük dilde çok daha sık duyulur ve iç huzursuzluğu anlatmanın en kestirme yoludur.
Sinmek bir sıvının emilmesi, bir kokunun yayılması veya bir duygunun yerleşmesi anlamındadır. İçine sinen şey kabul edilmiştir, benimsenmiştir, artık orada doğal biçimde var olur. Sinmeyen şey ise reddedilmiştir; beden veya ruh onu kabul etmemiştir ve huzursuzluk devam eder.
İkinci anlamında evet; kişi bir davranışın ahlaken doğru olup olmadığını vicdanıyla değerlendirir. 'Bunu yapmak içime sinmiyor' demek, ahlaken rahatsız olduğunu, vicdanının buna izin vermediğini anlatır. Bu kullanım deyime ahlaki bir boyut katar ve kişinin dürüstlüğünü ortaya koyar.