Deyim

İçini Bayıltmak (kıymak) Ne Demek?

Anlamı

1) tatlı, ağır gelip artık yiyememek; 2) mec. çok konuşarak veya ağır davranarak birini usandırmak; 3) mec. yoğun olarak hissetmek:
'Bu bahçede insanın içini bayıltan hanımeli, gül ve salkım kokuları binbir ot kokusuna karışıyordu.' -H. E. Adıvar.

Detaylı Açıklama

İçini bayıltmak deyimi üç anlamda kullanılır. Birincisi tatlı veya ağır bir yiyeceğin midede ağırlık yaparak artık yiyemez hâle getirmesidir. İkincisi çok konuşarak veya ağır davranarak birini usandırmak, bıktırmaktır. Üçüncüsü yoğun olarak hissetmek, bir kokunun veya deneyimin kişiyi baştan çıkaracak kadar etkisi altına almasıdır. Birinci anlamda mide fiziksel olarak dolmuş ve bunalmıştır. İkinci anlamda zihin ve sabır dolmuş, kişi artık dayanamaz hâle gelmiştir. Üçüncü anlamda ise duyular yoğun bir uyaranla sarılmış ve kişi adeta bayılacak kadar etkilenmiştir. Üç anlamda da ortak olan aşırı doygunluktur: mide, sabır veya duyular kapasitelerinin sonuna gelmiştir. Deyim özellikle bayram ziyaretlerinde tatlı ikramından sonra ve çok konuşan kişilerin yanında sıkça duyulur.

Örnek Cümleler

  1. Bu bahçede insanın içini bayıltan hanımeli, gül ve salkım kokuları binbir ot kokusuna karışıyordu.
  2. O kadar baklava yedirdiler ki içimi bayılttılar, bir daha tatlıya bakamam.
  3. Saatlerce aynı konuyu anlatarak herkesin içini bayılttı, kimse dinlemiyordu artık.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Yiyecek bağlamında söyleniyorsa fiziksel bir ağırlık ve tokluk anlatılır. Uzun konuşma veya ağır davranış söz konusuysa usanma anlamındadır. Koku, güzellik veya yoğun bir deneyim anlatılıyorsa büyülenme, baştan çıkma anlamı baskındır. Bağlam hemen belirler.

Çok yoğun bir koku insanı gerçekten baygınlık eşiğine getirebilir; ister güzel ister kötü olsun aşırı yoğun koku başı döndürür. 'Bayıltmak' bu fiziksel etkiyi güzel kokular için olumlu, ağır kokular için olumsuz biçimde kullanır ve kokunun yoğunluğunu vurgular.

Çok konuşan, aynı şeyleri tekrarlayan veya ağır aksak davranan kişiler için söylenir. Toplantılarda, misafirlikte veya günlük sohbetlerde karşı tarafın sabrını tüketen kişi 'içini bayıltıyor' denir. İçinde hafif bir eleştiri ve bıkkınlık tonu vardır ama genellikle ağır bir hakaret sayılmaz.