Anlamı
1) yurt dışına mal veya hizmet satmak; 2) mec. çıkarmak, dışarı atmak:
'Dimağlar da aynıyla hazım cihazı gibi kendisine verilen yemeğin ihtiyaca müsait olan kısmını alır, diğerini tart ve ihraç eder.' -H. S. Tanrıöver.
Detaylı Açıklama
İhraç etmek deyimi, temel anlamıyla mal ya da hizmeti yurt dışına satmak, başka ülkelere göndermek demektir. Ekonomi ve ticaret dilinde oldukça yaygındır; bu yüzden çoğu zaman üretim, pazar, döviz ve dış ticaret bağlamlarıyla birlikte anılır. Bunun yanında mecaz kullanımda bir şeyi dışarı atmak, bünyeden çıkarmak ya da kapsam dışına itmek anlamı da bulunur. Bu ikinci anlam daha az gündelik olsa da yazılı ve düşünsel dilde yer bulabilir. Cümlede kullanıldığında, içten dışa doğru bir çıkarma ve gönderme hareketi sezilir. Deyim hem ticari hem mecaz yönüyle işlevlidir. Kısacası ihraç etmek, bir şeyi dışarıya yöneltme, gönderme ya da kapsam dışına çıkarma fikrini ekonomik ve mecazi alanlarda taşıyan yerleşik bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Firma geçen yıl üç ülkeye zeytinyağı ihraç etti ve yeni bağlantılar kurdu.
- Bu bölgede üretilen tekstili düzenli olarak ihraç etmeleri kasabaya büyük canlılık kattı.
- Yazar, gereksiz ayrıntıları metinden ihraç etmesi gerektiğini özellikle savunuyordu hep.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
En yaygın anlamı, mal veya hizmeti yurt dışına satmak ve dış pazara göndermektir. Ekonomi haberlerinde, şirket raporlarında ve üretim konuşmalarında bu yönü daha baskın biçimde karşımıza çıkar.
Mecaz kullanımda bir unsurun dışarı atılması, sistemin dışına çıkarılması ya da bünyeden uzaklaştırılması anlatılır. Böylece söz, yalnız ticareti değil, ayıklama ve dışlama hareketini de karşılayabilir.
İçeriden dışarıya yönelen belirgin bir akış duygusu katar. Bir şeyin elde tutulmadığı, başka bir alana gönderildiği veya mevcut yapının dışına çıkarıldığı açıkça hissedilir burada da.