Anlamı
çok ıslanmak:
'İliklerine kadar da ıslanmış ve soğuk almış.' -N. F. Kısakürek.
Detaylı Açıklama
İliğine kadar ıslanmak deyimi, bir kimsenin çok şiddetli biçimde ıslanmasını anlatır. Burada basit bir yağmur altında kalma değil, suyun giysileri aşıp bedene kadar işlemesi vurgulanır. Deyim özellikle ani bastıran yağmurlar, denize düşme, sel altında kalma ya da korunaksız uzun yürüyüşler gibi durumlarda doğal biçimde kullanılır. Sözün gücü, ıslanmanın yalnız dış görünüşte kalmadığını, insanın en içine kadar geçtiğini hissettirmesidir. Cümlede kullanıldığında üşüme, rahatsızlık ve bazen de çaresizlik duygusu birlikte duyulur. Bu nedenle anlatıma canlı bir sahne etkisi kazandırır. Deyim çoğu kez ardından gelen hastalık ya da titreme hissini de çağrıştırır. Kısacası iliğine kadar ıslanmak, çok şiddetli ve derine işleyen bir ıslanma hâlini anlatan kuvvetli bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Yağmur ansızın bastırınca eve varıncaya kadar iliğine kadar ıslandı zavallı adam.
- Dereyi geçmeye çalışırken çocuklar iliğine kadar ıslandı, sonra titremeye başladı.
- Şemsiyesi kırılınca kadın pazardan dönerken iliğine kadar ıslandı bugün yine.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bu deyim en çok yağmur, su baskını, denize düşme ya da üstü başı tamamen sırılsıklam eden beklenmedik durumlar için kullanılır. Yani hafif nemlenmeyi değil, ağır ıslanmayı anlatır.
Çünkü suyun yalnız kıyafette kalmadığını, bedene kadar işlediğini düşündürür. Böylece cümlede hem üşüme hem de rahatsızlığın şiddeti çok daha belirgin biçimde ortaya çıkar gerçekten burada.
Ana anlamı somuttur; ancak bazı anlatımlarda bir olayın kişiyi baştan aşağı etkilediğini vurgulamak için mecaz destekli kullanımlar da görülebilir. Yine de temel anlam fiziksel ıslanmadır.