Anlamı
olanak sağlamak:
'Nasıl boş bulunup o gazeteci kızın resmini çekmesine imkân verdi?' -A. İlhan.
Detaylı Açıklama
İmkân vermek deyimi, bir işin yapılabilmesi için olanak sağlamak, yol açmak ya da engel olmamak anlamına gelir. Bu ifade bazen doğrudan yardım etmeyi, bazen de yalnız gerekli şartları oluşturmayı anlatır. Birine imkân verildiğinde o kişi kendi gücünü ortaya koyabilir, işini tamamlayabilir ya da bir hedefe yaklaşabilir. Deyim eğitim, iş hayatı, aile ilişkileri, maddi destek, zaman tanıma ve teknik kolaylık sağlama gibi çok farklı bağlamlarda kullanılır. Cümlede yer aldığında ön açma, destekleme ve fırsat yaratma duygusu doğar. Bu nedenle yalnız yardımın değil, gelişmenin ve harekete geçmenin de dili olur. Kısacası imkân vermek, bir işin gerçekleşebilmesi için gerekli alanı ve fırsatı tanımayı anlatan yaygın bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Öğretmeni, sessiz öğrenciye kendini göstermesi için sonunda imkân verdi orada.
- Bu küçük kredi esnafa yeniden ayağa kalkması için ciddi imkân verdi.
- Toplantı düzeni herkesin konuşmasına eşit biçimde imkân vermeliydi bugün özellikle.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, yalnız para ya da araç sağlamakla sınırlı değildir. Zaman tanımak, söz hakkı açmak, uygun ortam hazırlamak ya da engel çıkarmamak da bu kapsama girer.
Çünkü bir kişinin önünü açmayı, gelişmesine alan tanımayı ve yapabileceği işi gerçekleştirmesine yardım etmeyi düşündürür. Bu yüzden destekleyici, yapıcı ve ilerletici bir anlam taşır açıkça.
Eğitim, iş yaşamı, aile içi kararlar, ekonomik destek, proje yönetimi ve kurum düzeni gibi birçok alanda sık kullanılır. Çünkü fırsat yaratmak çok geniş bir ihtiyacı karşılar.