Atasözü

İstenmeyen Aş, ya Karın Ağrıtır ya Baş Ne Demek?

Anlamı

istenmeyerek yapılan işlerden kötü sonuçlar ortaya çıkar.

Detaylı Açıklama

İstenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş atasözü, gönülsüzce yapılan işlerin hayır getirmeyeceğini anlatır. Buradaki aş sözcüğü verilen şeyin, işin ya da teklifin sembolü gibidir. Bir kişi istemediği hâlde bir şeye zorlanırsa, sonunda hem yapan hem de muhatap olan taraf sıkıntı görebilir. Atasözü bu yüzden yalnız yemekle ilgili değildir; ilişkiler, yardımlar, ortaklıklar ve gündelik işler için de söylenebilir. Temel düşünce, gönülsüzlükten doğan uyumsuzluğun er ya da geç olumsuz sonuca dönüşmesidir. İçtenlik, rıza ve istek olmadan yapılan işlerin bereketli olmayacağını vurgular. Böyle durumlarda görünürde sorun çıkmasa bile altta bir huzursuzluk birikir. Kısacası bu atasözü, gönülsüz işin huzur değil sıkıntı doğuracağını anlatan yerleşik bir hayat gözlemidir.

Örnek Cümleler

  1. Kız istemeye zorla götürülen çocuk bütün akşam somurttu, istenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş dediler.
  2. Gönülsüz ortaklıktan hayır çıkmadı; gerçekten de istenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş dediler.
  3. Sırf ayıp olmasın diye kabul edilen işte sorun çıkınca herkes istenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş sözünü yeniden hatırladı.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, yemek görüntüsü üzerinden kurulsa da anlamı çok daha geniştir. Gönülsüzce yapılan her işin sonunda sıkıntı doğabileceğini anlatır açık bir dille bize burada doğrudan netçe.

Temel vurgu rıza ve içtenlik üzerinedir. İstek olmayan yerde uyum da eksik kalır; bu eksiklik zamanla soruna dönüşebilir ve ilişkiyi zorlayabilir ciddi biçimde sonradan da.

Zorla kabul ettirilen teklifler, gönülsüz yardımlar, istemeden girilen ortaklıklar ve mecburen üstlenilen işler için çok yerinde bir atasözüdür günlük hayatta sıkça gerçekten çoğu kez burada.