Deyim

Izdırap Çekmek Ne Demek?

Anlamı

ağrı ve acı içinde kıvranmak, aşırı derecede üzülmek.

Detaylı Açıklama

Izdırap çekmek deyimi, hem bedensel acıyı hem de derin ruhsal sıkıntıyı anlatmak için kullanılır. Sıradan üzüntüden daha ağır bir duyguyu karşılar; insanın uzun süre taşıdığı, içinde kıvrandığı ve kolay atlatamadığı bir eziyet hissini verir. Bu yüzden hastalık, ayrılık, kayıp, vicdan azabı ya da umutsuz bekleyiş gibi durumlarla sık bağ kurar. Deyim, acının yoğunluğunu ve sürekliliğini öne çıkarır. Kimi zaman sessiz ve içe dönük bir sıkıntıyı, kimi zaman bedene de yansıyan ağır bir hâli belirtir. Acının sürekliliği, bu sözü sıradan kederden daha ağır ve derin kılar. Kısacası ızdırap çekmek, insanı derinden sarsan bedensel ya da ruhsal acıyı güçlü biçimde anlatan yaygın bir deyimdir.

Örnek Cümleler

  1. Aylarca oğlundan haber alamayan kadın her gece ızdırap çekti, uyku tutmadı.
  2. Dişi iltihaplanınca sabaha kadar ızdırap çekti, gözüne bir an olsun uyku girmedi.
  3. Yazar sürgün yıllarında hem yalnızlıktan hem yoksulluktan çok ızdırap çekmiş.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, bedensel acının yanında ağır ruhsal sıkıntılar için de kullanılır. Ayrılık, kayıp, vicdan yükü ve uzun bekleyiş gibi durumlarda da çok uygundur ve derin yıpranmayı anlatır.

Burada geçici bir üzüntü değil, insanı derinden sarsan ve çoğu zaman uzun süren bir acı vardır. Deyim bu yoğunluk sayesinde çok daha ağır bir etki kurar.

Hastalık, ayrılık, ölüm haberi, yoksulluk, pişmanlık ve çaresiz bekleyiş gibi bağlamlarda güçlü durur. Çünkü bu durumların ortak noktası, derin ve yıpratıcı acının uzun süre devam etmesidir.