Anlamı
zayıf, kuru veya delik deşik.
Detaylı Açıklama
Kafes gibi, bir kişinin aşırı derecede zayıf ve kuru olduğunu veya bir nesnenin delik deşik durumda bulunduğunu anlatan bir deyimdir. İnsan bedeni için kullanıldığında kaburga kemiklerinin sayılacak kadar belirgin hale gelmesini, yani aşırı zayıflığı ifade eder. Nesneler için kullanıldığında ise çok sayıda delik ve boşluk barındıran, yıpranmış ve harap olmuş bir durumu anlatır. Kafes imgesi, kemiklerin veya çıtaların arasından geçen boşlukları çağrıştırarak zayıflığı veya yıpranmışlığı somut biçimde gözler önüne serer. Günlük konuşmalarda hem insanların fiziksel durumunu hem de nesnelerin harap halini betimlemek için kullanılan yaygın bir benzetmedir. Özellikle hastalık sonrası hızla kilo kaybeden veya yetersiz beslenme nedeniyle fiziksel olarak çok zayıflayan kişiler için kullanılır. Nesneler bağlamında ise aşırı yıpranmış ve kullanılamaz hale gelmiş eşyaları tanımlar.
Örnek Cümleler
- Hastalıktan sonra vücudu kafes gibi olmuştu, bir deri bir kemik kalmıştı.
- Eski binanın bakımsız duvarları kafes gibiydi, her tarafından rüzgâr giriyordu.
- Yetersiz beslenme yüzünden çocuğun kafes gibi bedeni görenlerin hepsini üzdü.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kafes gibi, bir kişinin aşırı zayıf ve kuru olduğunu veya bir nesnenin delik deşik, harap durumda bulunduğunu anlatan bir deyimdir. Kafes imgesi, kemiklerin belirgin hale gelmesini veya yüzeydeki boşlukları somut biçimde aktarır.
Hayır, kafes gibi deyimi hem insanlar hem de nesneler için kullanılabilir. İnsanlar için aşırı zayıflığı ifade ederken nesneler için delik deşik, yıpranmış ve harap olmuş bir durumu anlatır. Her iki kullanımda da boşluk ve çıplaklık vurgusu vardır.
Deyimdeki kafes, çıtaları veya telleri arasında boşluklar bulunan bir yapıyı simgeler. İnsan bedeni söz konusu olduğunda kaburga kemiklerinin belirginleşmesini, nesneler söz konusu olduğunda ise çok sayıda delik ve boşluğu çağrıştırır.