Anlamı
1) herhangi bir nedenle vücuttan çok kan akmak:
'Kadın o kadar kan kaybetmiş ki az daha ölecekmiş.' -M. Ş. Esendal. 2) mec. güçsüzleşmek, etkisini kaybetmek.
Detaylı Açıklama
Kan kaybetmek deyimi iki anlam taşır. Birinci ve fiziksel anlamı, herhangi bir nedenle vücuttan çok kan akması, yani tıbbi bir acil durumun yaşanmasıdır. Memduh Şevket Esendal gibi yazarların eserlerinde de geçen bu kullanım, yaralanma veya hastalık sonucu hayati tehlike oluşturan kan kaybını anlatır. İkinci ve mecazi anlamı ise güçsüzleşmek, etkisini kaybetmek, zayıflamaktır. Bir kurum, organizasyon veya hareketin zamanla üyelerini, destekçilerini veya gücünü yitirmesini ifade eder. Siyasi partiler, şirketler ve toplumsal hareketler için sıkça kullanılan bu mecazi anlam, güç kaybının kademeli sürecini somut bir imgeyle aktarır.
Örnek Cümleler
- Ameliyat sırasında çok kan kaybeden hasta yoğun bakıma alındı ve kan nakli yapıldı.
- Parti son seçimlerde ciddi oy kaybetti, siyasi analistler partinin kan kaybettiğini yazdı.
- Şirket en iyi mühendislerini rakiplere kaptırdıkça kan kaybediyordu, yönetim acil önlem aldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bu deyimin iki anlamı vardır: fiziksel olarak vücuttan çok kan akması ve mecazi olarak güçsüzleşmek, etkisini kaybetmek. İlk anlam tıbbi bir acil durumu, ikinci anlam ise bir kurum veya hareketin zayıflamasını ifade eder.
Siyasi partilerin oy kaybetmesi, şirketlerin pazar payını yitirmesi, toplumsal hareketlerin destekçilerini kaybetmesi gibi durumlarda kullanılır. Güç ve etki kaybının kademeli sürecini somut bir tıbbi imgeyle aktaran etkili bir ifadedir.
Memduh Şevket Esendal gibi yazarlar eserlerinde bu deyimi fiziksel anlamda yaralanan veya hastalanan karakterlerin durumunu betimlemek için kullanmıştır. Edebiyatta hem gerçek kan kaybı hem de mecazi güç kaybı anlamında çeşitli bağlamlarda karşımıza çıkar.