Anlamı
1) geçinmek:
'Yoğurtçuda çalışanlar bu türlü karın doyuranları çok görmüşlerdi.' -N. Cumalı. 2) yararı olmak:
'Fakat öpüşmek, sevişmek karın doyurmuyor.' -Ö. Seyfettin.
Detaylı Açıklama
Karın doyurmak deyimi, iki temel anlam taşır. Birincisi geçinmek, hayatını idame ettirmek için yeterli kazanç sağlamak demektir. İkincisi ise bir şeyin yararı olmak, işe yaramak anlamında kullanılır. Nezihe Cumalı eserlerinde bu deyimi birinci anlamıyla kullanarak halkın geçim mücadelesini anlatmıştır. Ömer Seyfettin ise ikinci anlamıyla kullanarak duygusal eylemlerin maddi ihtiyaçları karşılayamadığını vurgulamıştır. Deyim Türk toplumunda geçim derdinin ne kadar merkezi bir konu olduğunu gösterir. Karın burada mide ve beslenme ihtiyacını temsil eder; doyurmak ise bu ihtiyacı karşılamaktır. Mecazi anlamda ise bir şeyin gerçekten faydalı olup olmadığını sorgulamak için kullanılır. Hem somut hem soyut kullanımıyla günlük dilde çok yaygın olan bu deyim, pratik ve gerçekçi bir bakış açısını yansıtır.
Örnek Cümleler
- Bu maaşla ancak karın doyurabiliyoruz, tasarruf yapacak halimiz kalmıyor.
- Güzel sözler ve vaatler karın doyurmuyor, insanlara iş lazım, somut iş.
- Yoğurtçuda çalışanlar bu maaşla ancak karın doyuranları çok görmüştü.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bu deyim iki anlam taşır: birincisi geçinmek ve hayatını idame ettirmek, ikincisi ise bir şeyin yararı olmak ve işe yaramak. Her iki anlamda da temel ihtiyaçların karşılanması vurgulanır.
Karın doyurmak geçinmeyi ve fayda sağlamayı ifade eden daha geniş anlamlı bir deyimken karnını doldurmak daha çok fiziksel olarak çok yemek yemeyi anlatır. Karın doyurmak mecazi kullanımıyla da ayrılır.
Mecazi olarak bir şeyin gerçekten faydalı olup olmadığını sorgulamak için kullanılır. Örneğin güzel sözler karın doyurmaz denildiğinde sözlerin maddi ihtiyaçları kesinlikle karşılayamayacağı açıkça vurgulanmış olur.