Anlamı
bir olay karşısında ilgisiz kalmak, en küçük bir tepki göstermemek:
'Yüzlerce Berlinli kendisini seyrediyormuş gibi kılını kıpırdatmadan resim yapardı.' -S. Birsel.
Detaylı Açıklama
"Kılını (bile) kıpırdatmamak (oynatmamak)" deyimi, "kılı kıpırdamamak" deyimiyle eş anlamlı olup bir kişinin herhangi bir olay, durum ya da gelişme karşısında en küçük bir tepki göstermemesini, tamamıyla kayıtsız ve hareketsiz kalmasını ifade eder. Hem fiziksel hem de duygusal tepkisizliği kapsayan bu deyim, Salah Birsel'in eserinde de yer bulmuştur. Kişinin olağanüstü bir soğukkanlılık ya da tam bir duygusuzlukla davrandığını anlatmak için kullanılır. Bağlama göre övgü ya da eleştiri içerebilir. Kılı kıpırdamamak deyiminin pekiştirilmiş biçimidir. "Bile" sözcüğünün eklenmesi, tepkisizliğin vurgusunu artırır ve kişinin tam anlamıyla kayıtsız kaldığını gösterir.
Örnek Cümleler
- Yüzlerce insanın izlediği ortamda bile kılını kıpırdatmadan boyama yaptı.
- Skandal haberini duyan şirket başkanı kılını kıpırdatmadan toplantıya devam etti.
- Her şeye rağmen kılını bile kıpırdatmayan bu soğukkanlılık herkesi şaşırttı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İki deyim de özünde aynı anlama gelir ve TDK sözlüğünde birlikte verilmiştir. Her ikisi de tepkisizlik ve soğukkanlılığı anlatmak için kullanılır; ancak "kılını kıpırdatmamak" biçiminde eylem daha aktif ve bilinçli bir tercih gibi çağrışım yaratır, oysa "kılı kıpırdamamak" durumu betimler.
Bağlama göre değişir. Baskı altında ya da kalabalık içinde sakin kalmayı anlattığında olumlu; toplumsal acılar ya da başkalarının çektiği ıstırap karşısında tepkisiz kalmayı anlattığında olumsuz bir içerik taşır. Deyimin yorumu büyük ölçüde bağlama ve konuşmacının niyetine bağlıdır.
Sınav stresinde sakin kalan biri, topluluk karşısında konuşurken bile hiç gerginleşmeyen biri ya da kötü bir haberi duyduktan sonra dış görünüşte hiçbir değişim göstermeyen biri için bu deyim kullanılabilir. Hem saygıyla hem de şaşkınlıkla ya da eleştiriyle birlikte kullanılabilir.