Anlamı
çok kırışmak:
'Alnı da bir enlemesine, bir dikine kırış kırış oluyordu.' -T. Buğra.
Detaylı Açıklama
"Kırış kırış olmak" deyimi, yüzün, alnın veya bir yüzeyin çok fazla kırışması, kırışıklıklarla kaplanması anlamına gelir. Yaşlanmayla birlikte ciltte oluşan derin çizgileri veya kumaş, kâğıt gibi malzemelerin buruşmasını betimler. Tarık Buğra eserlerinde "Alnı da bir enlemesine, bir dikine kırış kırış oluyordu" diyerek bu deyimi karakterinin iç dünyasını yüz betimlemesiyle aktarmak için kullanmıştır. Kırış sözcüğünün tekrarı kırışıklığın yoğunluğunu ve yaygınlığını pekiştirir; tek bir çizgi değil, birbiri ardına dizilmiş çok sayıda kırışıklık anlatılır. Edebiyatta yaşlılık, yorgunluk veya endişe gibi duygu durumlarını yüz tasviriyle aktarmanın etkili bir yoludur.
Örnek Cümleler
- Yıllarca güneş altında çalışan çiftçinin yüzü kırış kırış olmuştu ama gözleri hâlâ parlıyordu.
- Endişeyle kaşlarını çatınca alnı kırış kırış oldu ve derin düşüncelere daldı.
- Bavuldan çıkardığı gömlek kırış kırış olmuştu, ütülemeden giymesi mümkün değildi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, insan yüzündeki kırışıklıkları anlatmak en yaygın kullanımı olsa da kumaş, kâğıt, deri gibi yüzeylerin buruşması için de söylenir. Ancak deyimin en güçlü ve etkili kullanımı insan yüzündeki yaşlanma veya ifade kırışıklıklarını betimlemek içindir.
Kırış sözcüğünün tekrarı, kırışıklığın yoğunluğunu ve yaygınlığını vurgular. Tek bir çizgi değil, birbiri ardına dizilmiş çok sayıda kırışıklık anlatılır. Bu pekiştirme, görsel bir yoğunluk yaratarak dinleyenin zihninde canlı bir imge oluşturur.
Edebiyatta genellikle yaşlılık, yorgunluk veya endişe gibi duygu durumlarını yüz betimlemesiyle aktarmak için kullanılır. Tarık Buğra'nın eserlerinde karakterlerin iç dünyasını yüzlerindeki kırışıklıklarla yansıtmak amacıyla tercih edilmiştir. Tasvir gücü yüksek, görsel bir ifadedir.