Anlamı
duyulmak:
'Barın kalabalığı, hareketliliği, çalgısı ve dumanı içinde ortaya atılan bu söz, tam bir isabetle geldi, Ahmet Samim'in kulağına çarptı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.
Detaylı Açıklama
Kulağına çarpmak deyimi, bir sözün ya da sesin beklenmedik biçimde kulağa çarpması, duyulması anlamına gelir. Çarpmak kelimesi, ani ve güçlü bir temaşı çağrıştırır; deyim bu aniliği ve şiddeti işitme deneyimine aktarır. Özellikle kalabalık ya da gürültülü bir ortamda, dikkat çeken ya da özel bir anlam taşıyan bir sözcük ya da cümlenin aniden duyulması anlatılmak istendiğinde kullanılır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun eserlerinde de yer alan bu ifade, Türk edebiyatında köklü bir yere sahiptir. Söze ya da sese verilen ani dikkatin ve beklenmedik bir konuşmanın kulağa çarpmasının yarattığı etkinin anlatıldığı bu deyim, Türkçenin ses ve farkındalık imgelerini ustalıkla kullanan güçlü ifadelerinden biridir. Bu deyim, beklenmedik duyumun yarattığı ani uyanış ve dikkati belirgin bir ses imgesiyle aktaran Türkçenin renkli anlatım araçlarından birini oluşturur.
Örnek Cümleler
- Gürültülü kalabalık salonda birden kendi adı kulağına çarptı ve hızla başını çevirdi.
- Konuşmanın ortasında söylenen beklenmedik o söz tam kulağına çarptı ve duraksadı.
- Kalabalıkta anlık bir sessizlikte söylenen o cümle doğrudan kulağına çarptı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir sözün ya da sesin beklenmedik biçimde ve ani olarak duyulması, kulağa ulaşması anlamına gelir. Özellikle kalabalık ya da gürültülü ortamda belirli bir sözcük ya da cümlenin öne çıkarak kulağa çarpmasını ifade eder.
Çarpmak; ani, kuvvetli ve beklenmedik bir temas anlamı taşır. Bu özellik deyime aktarılarak sözcük ya da cümlenin kulağa ani ve güçlü bir biçimde ulaştığını, dikkati çekecek kadar belirgin olduğunu vurgular.
Her iki deyim de beklenmedik bir duyumu anlatır; ancak kulağına çarpmak daha ani ve kuvvetli bir etki yaratırken kulağına çalınmak daha sessiz ve fark edilmeden gerçekleşen bir duyumu ifade eder. Kulağına çarpmak daha çarpıcı bir an için tercih edilir.