Anlamı
1) bir yerden çıkamamak; 2) kuşatılmak, sarılmak, çevrilmek.
Detaylı Açıklama
Mahsur kalmak, bir yerden çıkamamak, sıkışıp kalmak veya kuşatılmak anlamına gelir. Deyim, fiziksel olarak bir mekânda hapsolmayı veya mecazi olarak çıkışsız bir durumda kalmayı ifade eder. Doğal afetlerde enkaz altında kalmak, sel baskınında çatıya sığınmak, asansörde mahsur kalmak veya yoğun kar nedeniyle yolda tıkanmak bu deyimin fiziksel kullanımlarıdır. Mecazi anlamda ise zor bir karar arasında sıkışmak, çaresiz bir durumda kalmak veya bir ilişkiden çıkamamak da mahsur kalmak olarak nitelenebilir. Mahsur kelimesi Arapça kökenli olup kuşatılmış, çevrilmiş anlamına gelir. Deyim, kişinin hem fiziksel hem psikolojik olarak hareket edemez hâle gelmesini güçlü bir biçimde anlatır. Özellikle acil durum ve kriz anlatılarında sıkça karşılaşılan bir ifadedir.
Mahsur Kalmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Depremde binanın bodrum katında mahsur kalan aileyi ekipler saatler sonra kurtardı.
- Asansör arızalanınca içindeki beş kişi yarım saat boyunca mahsur kaldı.
- Yoğun kar yağışı yüzünden köy yolları kapandı ve köylüler günlerce mahsur kaldı.
Kökeni ve Hikayesi
Arapça 'hasr' (kuşatma, çevirme) kökünden türeyen 'mahsur' kelimesinden gelir. Kuşatılmış, çevrilmiş anlamı taşır. Osmanlı döneminde kale kuşatmalarında sıkça kullanılan bu terim, günlük dile de geçerek her türlü sıkışıp kalma durumunu ifade eder hâle gelmiştir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çok yakın anlamlıdırlar. Mahsur kalmak daha güçlü bir çaresizlik ve kuşatılmışlık vurgular, genellikle dışarıdan yardım gerektiren durumlar için kullanılır. Sıkışıp kalmak daha genel ve hafif bir ifade olup günlük küçük sorunlar için de söylenebilir.
Zor bir karar arasında sıkışmak, çıkış yolu bulamadan bir durumda kalmak veya bir ilişkiden ayrılamamak gibi psikolojik sıkışmışlık durumlarında mecazi olarak kullanılır. Kişi hareket edemez, karar veremez hâle gelmiştir.
Arapça 'hasr' (kuşatma, çevirme) kökünden türemiştir ve kuşatılmış, çevrilmiş, sıkıştırılmış anlamına gelir. Osmanlıca yoluyla Türkçeye geçmiş ve hem fiziksel hem mecazi anlamda yaygın olarak kullanılmaya devam etmektedir.