Anlamı
perişan etmek, mahvetmek veya perişan olmak, mahvolmak.
Detaylı Açıklama
Marmara çırası gibi yakmak, birini perişan etmek, mahvetmek, maddi veya manevi olarak tükenmesine yol açmak anlamına gelir. Marmara çırası, Marmara adasından çıkarılan ve çok hızlı yanan bir tür çam reçinesidir; ateşe verildiğinde şiddetle ve hızla yanar. Bu imge, bir insanın da aynı şekilde hızla ve acımasızca tüketilmesini, yok edilmesini anlatır. Deyim hem başkasını perişan etmek hem de kendiliğinden perişan olmak anlamında kullanılabilir. Özellikle mali çöküş, duygusal yıkım veya toplumsal itibar kaybı gibi ağır durumları betimlemek için tercih edilir. Yanmak fiili burada fiziksel değil mecazi bir yıkımı ifade eder ve bu yıkımın hızlı, şiddetli ve geri dönüşsüz olduğunu vurgular. Türk halk dilinde Marmara çırası, kontrolsüz ve yıkıcı bir tükenmenin simgesi olarak yerleşmiştir.
Marmara Çırası gibi Yakmak (yanmak) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Kötü ortaklık yüzünden adamı Marmara çırası gibi yaktılar, elinde avucunda bir şey kalmadı.
- Kumara başlayınca Marmara çırası gibi yandı, bütün birikimlerini bir yılda tüketti.
- Güvendiği insanlar onu Marmara çırası gibi yakıp sonra da yüzüne bakmadılar.
Kökeni ve Hikayesi
Marmara adası tarih boyunca mermer ve reçineli çam ormanlarıyla ünlü olmuştur. Adadan çıkarılan çıra (reçineli çam parçası) çok kolay tutuşur ve şiddetle yanardı. Bu özellik halk dilinde hızlı yanma ve tükenme benzetmesine kaynaklık etmiştir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Marmara çırası, Marmara adasından çıkarılan reçineli çam odunudur ve çok hızlı yanar. Bu özelliği nedeniyle hızlı ve şiddetli yanma imgesini güçlü biçimde karşılar. Deyimde bir insanın da aynı şekilde hızla ve geri dönüşsüz biçimde mahvolması anlatılır.
Hayır, hem maddi hem manevi yıkım için kullanılabilir. Mali çöküş, duygusal tükenme, sağlık kaybı veya toplumsal itibar kaybı gibi farklı alanlardaki ağır kayıpları betimlemek için söylenir. Ortak paydası hızlı ve yıkıcı bir tükenme sürecidir.
Günlük konuşmada seyrekleşmiştir çünkü Marmara çırası kavramı modern nesiller tarafından pek bilinmez. Daha çok kırsal kesimde ve yaşlı kuşakta duyulur. Edebi metinlerde ve tarihî anlatılarda karşılaşılır, yerini 'perişan etmek' ifadesi almıştır.