Anlamı
zor alıma çarpmak.
Detaylı Açıklama
Müsadere etmek, devletin bir kişinin mallarına hukuki yollarla zorla el koyması anlamına gelen bir deyimdir. Müsadere, Arapça kökenli olup el koyma, zorla alma demektir. Osmanlı döneminde görevden alınan veya suçlu bulunan sadrazam, paşa ve valilerin tüm mal varlıkları padişah emriyle hazineye aktarılırdı; bu uygulama hem ceza hem de gelir kaynağı işlevi görürdü. Günümüzde ise suç geliri olduğu tespit edilen mallar, gümrükten kaçırılan ürünler ve yasadışı yollarla edinilmiş mülkler mahkeme kararıyla müsadere edilir. Türk Ceza Kanunu müsadereyi kazanç müsaderesi ve eşya müsaderesi olarak iki ayrı kategoride düzenler. Kamulaştırmadan temel farkı cezai niteliğidir; müsaderede mülk sahibine herhangi bir bedel ödenmez. Günümüzde organize suç örgütlerinin mal varlıklarına yönelik müsadere kararları ceza yargılamasının önemli bir aracı hâline gelmiştir.
Müsadere Etmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Kaçak mallar gümrükte müsadere edildi ve sahibi hakkında soruşturma başlatıldı.
- Mahkeme kararıyla suç geliri olduğu tespit edilen araçlar müsadere edildi.
- Osmanlı'da suçlu bulunan paşaların tüm malları padişah emriyle müsadere edilirdi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Padişah emriyle görevden alınan veya suçlu bulunan devlet adamlarının tüm malları hazineye aktarılırdı. Bu uygulama özellikle sadrazamlar ve paşalar için yaygındı, devlet gelirlerinin önemli bir kaynağıydı ve yolsuzluğa karşı güçlü bir caydırıcı unsur olarak işlev görürdü.
Suç geliri olduğu tespit edilen mallar, gümrükten kaçırılan ürünler, uyuşturucu ticaretinden elde edilen varlıklar ve yasadışı yollarla edinilmiş mülkler mahkeme kararıyla müsadere edilir. Türk Ceza Kanunu'nda müsadere hükümleri ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
'Müsadere' cezai bir işlemdir; suç veya yasadışılık nedeniyle mala el konulur ve sahibine tazminat ödenmez. 'Kamulaştırma' ise kamu yararı için yapılır ve mülk sahibine bedeli adil biçimde ödenir. Birincisi bir ceza, ikincisi yasal bir mülk edinme yoludur.