Deyim

Nazarı Değmek Ne Demek?

Anlamı

gözü değmek.

Detaylı Açıklama

Nazarı değmek, birinin gözünün değmesi, bakışlarıyla kişiye veya nesneye zarar vermesi anlamına gelir. "Nazar değmek" ve "nazara gelmek" ile aynı temayı paylaşır ancak burada özne, nazarı değen kişidir; yani zarar veren bakışın sahibine odaklanılır. Halk inancına göre bazı kişilerin nazarı daha etkilidir; mavi gözlü, kıskanç veya çok beğenen kişilerin nazarının daha çabuk değdiğine inanılır. Deyim, belirli bir kişinin bakışlarının uğursuzluk getirdiğini ifade ederken o kişiyi de dolaylı olarak işaret eder. Toplumda "nazarı değer" olarak bilinen kişilerden uzak durulur veya onların yanında nazar boncuğu taşınır. Bu deyim diğer nazar deyimlerinden farklı olarak zarar veren kişiyi öne çıkarır ve toplumsal ilişkilerde belirli bireylere yönelik çekingenliği dilsel düzeyde yansıtır.

Nazarı Değmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Karşı komşunun nazarı değmiş olmalı, balkondaki çiçekler bir gecede soluverdi.
  2. Çocukken teyzesinin nazarı değer diye evdeki herkes onun bakışlarından sürekli kaçınırdı.
  3. Yeni aldığı telefon bir hafta içinde bozulunca arkadaşlarına "birinin nazarı değdi" dedi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Halk inancına göre mavi veya yeşil gözlü kişilerin, kıskanç insanların ve aşırı beğeni ifade edenlerin nazarı daha çok değer. Ayrıca bazı kişiler "gözü güçlü" olarak bilinir ve onların baktığı şeylerin bozulduğuna, kırıldığına veya hastalandığına inanılır. Bu inanç bilimsel bir temele dayanmasa da toplumsal hafızada güçlü bir yere sahiptir.

Her ikisi de aynı olguyu ifade eder ancak cümledeki özne farklıdır. "Nazarı değmek" ifadesinde özne, bakışı zarar veren kişidir: "Onun nazarı değdi." "Göz değmek" ise daha genel bir ifadedir ve öznenin belirsiz olabileceği durumlarda da kullanılır: "Göz değmiş olmalı." İlkinde fail belirginken ikincisinde muğlak kalabilir.

Geleneksel anlayışta nazarı değen kişi genellikle kasıtlı olarak bunu yaptığı düşünülmez; gözünün yapısından veya doğasından kaynaklanan bir özellik olarak kabul edilir. Ancak toplumda bu kişilerden uzak durulur, onların yanında tedbirli olunur. Bazı durumlarda ise kasıtlı kıskançlık nazarı olarak yorumlanır ve o kişi sosyal olarak dışlanabilir.