Deyim

Ne Çare Ne Demek?

Anlamı

'çaresi yok, elden ne gelir' anlamında kullanılan bir söz.

Detaylı Açıklama

Ne çare, "çaresi yok, elden ne gelir, yapacak bir şey yok" anlamında kullanılan çaresizlik ve kabullenme ifade eden bir sözdür. "Çare" Farsça kökenli olup deva, çözüm anlamına gelir; "ne çare" ise "ne çözüm var ki, yapılacak bir şey yok" demektir. Konuşan kişi karşılaştığı durumun değiştirilemez olduğunu kabul eder ve kadere boyun eğer. Hem pişmanlık hem teslimiyet hem de olgunluk tonu taşıyabilir. "Ne yaparsın ki" ve "ne fayda" ile yakın anlamlıdır ancak "ne çare" daha keskin ve daha kaderci bir ifadedir. Divan edebiyatında çok sık kullanılan bu ifade, âşığın kavuşamadığı sevgiliye veya değiştiremediği kadere boyun eğişini anlatır. Günlük konuşmada da çözümsüz durumlar, kayıplar ve hayal kırıklıkları karşısında sakinleşme ve kabullenme aracı olarak kullanılan bu söz, Farsça kökenli çare kelimesinin Türkçedeki en yaygın kalıp kullanımlarından birini oluşturur.

Ne Çare Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Sabah çok erken gitmek zorundayız buradan, ne çare, başka bir seçenek yok.
  2. Sevdiğini genç yaşta kaybetmiş, ne çare, hayat yine de devam ediyor.
  3. Fırtına yüzünden yolda kaldık; ne çare, sabah olana kadar bekleyeceğiz.

Kökeni ve Hikayesi

"Çare" Farsça "çâre" (deva, çözüm, ilaç) kelimesinden gelir. Osmanlı edebiyatında ve günlük dilinde çok yaygın olarak kullanılmış ve modern Türkçeye de aynen geçmiştir. "Ne çare" kalıbı divan şiirinin en temel ifadelerinden biridir.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çok yakın anlamlıdırlar ancak ton farkı vardır. "Ne çare" daha keskin, daha kaderci ve daha acı bir çaresizlik ifade eder. "Ne yaparsın" daha yumuşak, daha kabullenici ve ileriye bakan bir tona sahiptir. "Ne çare" duygusal acıyı, "ne yaparsın" pratik kabullenmeyi vurgular.

Divan edebiyatında âşık tipinin kadere ve sevgilinin cefasına boyun eğişini anlatmak için çok sık kullanılır. "Ne çare ki gönlüm sana bağlı" gibi kullanımlarda aşkın kaçınılmazlığı ve çaresizliği ifade edilir. Fuzuli, Baki ve Nedim'in gazellerinde bu kalıp sıkça karşılaşılır.

Duruma göre her ikisi de olabilir. Gerçekten çözümü olmayan bir durum karşısında söylendiğinde gerçekçi bir kabullenme, aslında çözülebilecek bir sorun karşısında söylendiğinde teslimiyetçilik ifade eder. Olgun kullanımı, değiştirilemeyeni kabul edip enerjisini değiştirilebilene yönlendiren bir tutumu yansıtır.