Anlamı
pişman olmak:
'Ben şimdi nedamet getirdim.' -P. Safa.
Detaylı Açıklama
Nedamet duymak veya nedamet getirmek, pişman olmak, yaptığı bir eylemden dolayı vicdan azabı çekmek anlamına gelen bir deyimdir. "Nedamet" Arapça kökenli olup pişmanlık, tövbe anlamına gelir. Peyami Safa'nın "Ben şimdi nedamet getirdim" cümlesi, bu deyimin edebi kullanımını örnekler. Deyim, basit bir üzüntüden daha derin bir duyguyu ifade eder; kişinin yaptığı hatalı eylemi bilinçli olarak sorgulaması ve bundan dolayı vicdan azabı çekmesini anlatır. İslam inancında tövbenin ilk adımı nedamet duymaktır; yani hata yapıldığının kabul edilmesi ve bundan dolayı acı çekilmesi gerekir. Günümüz Türkçesinde "pişman olmak" daha yaygın kullanılsa da dini sohbetlerde ve edebi metinlerde "nedamet" hâlâ yaşamaktadır. Osmanlıca kökenli bu ifade, pişmanlığın derin ve samimi boyutunu vurgulayan güçlü bir anlatım aracıdır.
Nedamet Duymak (getirmek) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yaptığı büyük haksızlığın farkına vardığında çok derin bir nedamet duydu içten.
- Yıllar sonra nedamet getirip eski can dostundan içtenlikle uzun bir özür diledi.
- Mahkûm, suçunu açık yüreklilikle kabul edip nedamet duyduğunu hâkime söyledi.
Kökeni ve Hikayesi
"Nedamet" Arapça "nedâme" (pişmanlık) kökünden gelir. İslam fıkıhında tövbenin şartlarından biri olan nedamet, kişinin günahını kabul edip bundan dolayı acı çekmesidir. Osmanlı Türkçesinde yaygın olarak kullanılan bu kelime, modern Türkçede edebi ve dini bağlamlarda varlığını sürdürmektedir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Anlam bakımından çok yakındırlar ancak "nedamet" daha derin ve daha samimi bir pişmanlığı ifade eder. "Pişmanlık" daha genel ve günlük bir ifadeyken "nedamet" vicdan azabı, tövbe niyeti ve ahlaki bir dönüşüm çağrışımı taşır. İslam inancında nedamet, tövbenin olmazsa olmaz ilk adımıdır.
Pratik olarak aynı anlama gelirler. "Nedamet duymak" pişmanlığı içsel bir duygu olarak yaşamayı, "nedamet getirmek" ise bu pişmanlığı dışa vurmayı veya tövbe etmeyi vurgular. Bağlama göre birbirinin yerine kullanılabilirler; aralarında keskin bir anlam farkı yoktur.
Günlük konuşmada nadiren kullanılır; yerini "pişman olmak" almıştır. Ancak dini sohbetlerde, vaazlarda, hukuk dilinde (pişmanlık indirimi bağlamında) ve edebi metinlerde hâlâ karşılaşılır. Özellikle Peyami Safa, Necip Fazıl ve benzeri yazarların eserlerinde sıkça geçer.