Deyim

Nefsine Uymak Ne Demek?

Anlamı

bedenin isteklerine uymak, günah işlemek:
'Nefsine uyanların, zevkten başka bir şey tanımayanların, hayvanlardan ne farkı var?' -Ö. Seyfettin.

Detaylı Açıklama

Nefsine uymak deyimi, bir kişinin akıl ve iradesinin sesini dinlemek yerine bedeninin geçici arzularına, içgüdüsel isteklerine ve dünyevi tutkularına teslim olmasını anlatır. Tasavvuf geleneğinde nefis, insanı kötüye ve hazza sürükleyen iç sese karşılık gelir; bu yüzden deyim çoğunlukla ahlaki bir uyarı tonu taşır. Yeme içme, mal hırsı, şehvet, kıskançlık ve öfke gibi duyguların kontrolsüz biçimde yönlendirdiği davranışlar bu kapsama girer. Vaaz, edebiyat ve günlük öğüt dilinde yaygındır. Kişinin yenildiği şeyin bir başkası değil kendi içsel zaafı olduğunu hatırlatır. Tövbe, pişmanlık ve özdenetim çağrıştıran metinlerde sıklıkla geçen bir ifadedir. Sözün hatırlatıcı işlevi, kişinin kendi içsel zaaflarını fark etmesi ve farkındalığını sürekli canlı tutması yönündeki halk bilgeliğinin köklü bir parçasıdır.

Nefsine Uymak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Yıllarca biriktirdiği parayı bir gecede kumarda yitirmesi nefsine uymasının sonucuydu.
  2. Oruç tutarken bile nefsine uyup bir yudum su içtiğine sonradan çok üzüldü.
  3. Anlaşmayı bozması ve haksız kazanca yönelmesi nefsine uyduğunu açıkça gösterdi.

Kökeni ve Hikayesi

Tasavvuf literatüründe nefis, insanı kötülüğe çağıran iç güç olarak tanımlanır ve nefsi emmare, levvame, mülhime, mutmainne gibi mertebelere ayrılır. Deyim, bu dini-felsefi gelenekten halk diline yerleşmiş, akıl ile arzu arasındaki çatışmada arzunun galip gelmesini anlatan kalıp bir ifadeye dönüşmüştür.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Deyim, doğrudan irade zayıflığını işaret eder. Kişi neyin yanlış olduğunu bildiği hâlde anlık hazza ve isteğe teslim olur; bu yüzden mesele bilgi değil tutum meselesidir. İrade güçlü olduğunda nefis kontrol altında tutulur, zayıfladığında ise insanı sürükler. Bu yüzden dini ve felsefi metinlerde irade eğitimi sürekli vurgulanır.

Tasavvuf düşüncesinde insan ruhunun olgunlaşması, nefsin terbiye edilmesiyle mümkün görülür. Nefsi emmare denilen kötülüğe çağıran iç ses, ancak sabır, zikir ve riyazetle dizginlenir; nefsi mutmainne aşamasında huzura erişilir. Bu yüzden nefse uymak, manevi yolda en büyük tehlike kabul edilir ve bu deyim o geleneğin gündelik dile yansıyan izidir.

Çağdaş psikolojide dürtü kontrolünün zayıflığı, anlık doyum arayışı ve özdenetim eksikliği gibi kavramlar bu deyimin karşılığı sayılabilir. Walter Mischel'in marshmallow deneyi, geleceğin büyük ödülünü beklemek yerine küçük hazza yönelmenin uzun vadeli zararlarını ortaya koyar. Bu açıdan nefse uymak, davranışsal anlamda anlık tatmin yanlısı seçim demektir.