Anlamı
bitmek, tamamen yok olmak, ortadan kalkmak:
'Oralarda nesli tükenmiş sandığımız âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar.' -O. S. Orhon.
Detaylı Açıklama
Nesli tükenmek deyimi, bir canlı türünün, bir mesleğin, bir geleneğin ya da belli bir karakterdeki insanların artık varlığını sürdüremeyecek kadar azalmasını, sonunda büsbütün ortadan kalkmasını anlatır. İlk anlamı doğa bilimleriyle ilgilidir; soyu tükenmekte olan hayvanları ve bitkileri tarif etmek için sıkça kullanılır. Mecazi anlamı ise daha geniştir; dürüst esnaf, eski mahalle ustaları, hattatlar, halk ozanları ya da belli bir terbiyeyle yetişmiş büyükler için duyulur. Zamanın hızlı değişimi karşısında kaybolan değerleri imleyen bir özlem ve hüzün tonu taşır. Aynı zamanda biyoloji, çevrecilik, kültür mirası ve toplumsal eleştiri yazılarında sıkça başvurulan etkili bir ifadedir. Bu çift katmanlı kullanım sayesinde deyim doğa bilimi ile kültürel eleştiri arasındaki köprüyü Türkçenin söz dağarcığında pratik biçimde kurar.
Nesli Tükenmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Anadolu pars türünün artık çok az birey kaldığını ve nesli tükenmekte olduğunu uzmanlar yıllardır söylüyor.
- Kasabanın eski demircileri tek tek kapatınca herkes bu zanaatın nesli tükendi diye yakındı.
- Bizim gençliğimizdeki o adabımuaşeret artık nesli tükenmiş, eski hatıralarda kalmış sanıyor dedem.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Biyolojik anlamda tür sayısının azalması ve soyun kesilmesi söz konusudur, ölçüsü sayım ve gözleme dayanır. Kültürel anlamda ise meslek, gelenek ve değerlerin canlı temsilcilerinin kalmaması kastedilir; ölçü daha sezgisel ve duygusaldır. İlki resmi raporlarda, ikincisi günlük konuşmada karşımıza çıkar. Aynı kalıbın bu kadar geniş anlam yelpazesi taşıması Türkçedeki kullanım esnekliğine örnektir.
Anadolu parsı, ala balık, kelaynak kuşu, akdeniz foku, çizgili sırtlan ve dağ keçisi gibi sayısı kritik düzeye inmiş türler için sürekli kullanılır. Çevre dergileri, doğa belgeselleri ve sivil toplum raporları bu deyimi sıkça ödünç alır. Toplumda farkındalık yaratmak için somut, duygusal ve kısa bir ifadeye ihtiyaç vardır; deyim tam bu boşluğu doldurur ve kamuoyu hassasiyetini güçlendirir.
Genellikle ikisini birlikte taşır. Konuşmacı hem kaybedilen değerlere hüzünle bakar hem de bugünün koşullarını dolaylı yoldan eleştirir. Eski mahalle bakkalları, dürüst memurlar veya hızlı yaşam içinde edebini koruyan insanlar için söylendiğinde, içinde bulunulan zamana yöneltilmiş yumuşak bir suçlama da içerir. Bu çift katman, deyimi etkili bir kültür eleştirisi aracı yapar.