Anlamı
bir yere, bir dereceye kadar:
'Erkekler neyse ne ama kadınlar...' -S. F. Abasıyanık.
Detaylı Açıklama
Neyse ne deyimi, bir konunun veya bir kişinin tartışılan tarafını belli bir noktaya kadar kabul edip sonrasında ortaya çıkan farklı bir durumu vurgulamak için kullanılan halk söyleyişidir. Karşılaştırma yaparken kullanılır ve genellikle daha şaşırtıcı ya da daha kabul edilemez bir başka noktayı öne çıkarmak için söz başlatır. Karşıdakinin söylediği bir gerçeği tamamen reddetmeden onun yanına bir başka açıyı eklemek anlamı taşır. Sosyal ortamlarda öfkeli bir tartışmaya girmeden farklı bir bakış sunmanın incelikli yoludur. Türkçenin esnek karşılaştırma yapılarından biridir ve halk söyleyişine doğal bir ritim katar. Cümle bağlamlarında oldukça sık tekrarlanır. Bu yönüyle söz, Türk halk konuşmasının çok katmanlı düşünmeyi tek nefeste aktarabilen incelikli yapılarından biridir.
Neyse ne Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Babasının sözlerine fazla aldırmazdı, neyse ne ama dedesinin tek bakışı onu hizaya getirirdi.
- Arabanın eski model olması neyse ne, asıl sorun motorun bir türlü çalışmaması.
- Komşu çocukların gürültüsü neyse ne, asıl bizi yoran müzik aletlerinin yüksek sesiydi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İki kademeli bir karşılaştırma kurar. Önce kısmen kabul edilen bir durum dile getirilir; ardından deyim devreye girip asıl önemli noktanın daha sonra söyleneceğini bildirir. Bu yüzden cümlenin ilk yarısı zemin, ikinci yarısı vurgu işlevi görür. Akışın bu şekilde kurulması anlatıma denge kazandırır, dinleyiciyi de asıl mesaja hazırlar.
Aile içi tartışmalarda, esnaf konuşmalarında, mahalle sohbetlerinde ve gazete köşelerinde bir konunun farklı yönlerini sıralarken doğal duyulur. Konuşmacı tek bir taraf seçmek yerine durumun katmanlı yapısını ortaya koymak istediğinde bu kalıba başvurur. Bu yapı diyaloglara olgunluk katar ve tartışmaları sertleştirmeden farklı bakışları yan yana getirir.
Bir yana, ama, fakat, gel gör ki gibi karşılaştırma bağlaçları benzer mantığı kurar. Ancak neyse ne bunlardan daha kısa, halk söyleyişine daha yakın ve duygusal anlamda daha tarafsızdır. Tartışmayı keskin yapmadan birden fazla katmanı yan yana koyabilmesi onu özellikle yaşlı kuşağın diyaloglarında ayrıcalıklı kılar. Konuşmaya halk dili tadı verir.