Deyim

Öfke Yüzü Göstermek Ne Demek?

Anlamı

çok sinirlendiğini belli etmek:
'Hayatında kimseye sert muamele etmedi ve öfke yüzü göstermedi.' -N. F. Kısakürek.

Detaylı Açıklama

Öfke yüzü göstermek deyimi, sinirin sözle değil yüzün ifadesiyle, bakışın sertliğiyle, çenenin kasılmasıyla, kaşların çatılmasıyla karşıya bildirilmesini anlatır halk dilinde. Yüz burada bir aynaya benzer; iç dünyada biriken sinir orada belirir görünmek istemese bile. Necip Fazıl Kısakürek'in karakter çizimlerinde ağırbaşlı bir insanın özelliği olarak öfke yüzü göstermemiş olması anılır; bu, ağzından sert söz çıkmamış demek değildir, sinirini yüzünde de gizlemiş demektir. Çocukken yaramazlık yapan oğluna susarak bakan baba, çalışanına ağzıyla bir şey demeden kaşlarını çatan müdür, eşine kavga etmemek için yüzünü çevirip pencereye bakan kadın bu kalıbın sahneleridir gerçekten. Söz sessiz iletişimin sözden daha keskin olduğu ortak gerçeği yakalar, sessizliğin gücünü öne çıkarır içtenlikle samimi biçimde gerçekten.

Öfke Yüzü Göstermek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Babam çocukken yaramazlık yaptığımda hiç bağırmazdı ama öfke yüzü gösterdiğinde hepimiz susup yerimize otururduk, o bakışın ağırlığı ses çıkarmaktan daha etkiliydi.
  2. Müdür ekibe haberini sözle vermek yerine sadece masaya oturup öfke yüzü gösterdi, herkes önündeki bilgisayara döndü, toplantı sessizliğe büründü kısa süre içinde.
  3. Eşi geç geldiğinde hiç söz söylemedi sadece öfke yüzü gösterdi, akşam yemeğinde tek kelime etmedi, ses çıkarmadan herkes lokmasını dilim dilim çiğnedi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Söz tartışılabilir, geri alınabilir, yumuşatılabilir; ama yüzde beliren sinir geri alınamaz, görüldüğü an karşıya iletilir. Halk dili bu doğrudanlığı saygıyla anar; ağırbaşlı bir öfke yüze yerleşince ortam kendiliğinden sessizleşir. Söz duyulmuyor olsa bile mesaj kesindir; deyim bu sessiz iletişimin gücünü öne çıkarır gerçekten.

Necip Fazıl ağırbaşlılığı bir karakter erdemi olarak işlerken bir kişinin hayatı boyunca öfke yüzü göstermemiş olduğunu vurgular. Bu, soğukkanlı ve dengeli kişiliğin en yüksek tanımıdır; içte biriken sinirin bile dışa yansımaması olağanüstü bir öz disiplin gerektirir. Edebi anlatımda kalıp böyle bir kişiliği tek bir cümleyle çizer.

Söz ile öfkeyi boşaltmak ilişkilere yarayan tarafı sınırlıdır; ama tamamen susmak da birikim yapar. Yüzle bildirmek tam ortadadır; karşı taraf mesajı alır ama söz ortaya çıkmaz, ilişki kurtulur. Yetişkin aile büyükleri, deneyimli yöneticiler, eski dostlar bu inceliği iyi bilir; öfke yüzü gösterip karşıdan tepki beklerler, sözü tükenmemiş kalır.