Deyim

Ölçülü Olmak Ne Demek?

Anlamı

dikkatli, hassas, düşünceli olmak.

Detaylı Açıklama

Ölçülü olmak deyimi, kişinin söz, davranış, harcama, duygu ifadesi gibi alanlarda aşırıya kaçmadan dengeli kalmasını anlatır halk dilinde. Ölçmek fiilinin türevi olarak söz bir hesap kavramına dayanır; ölçülü kişi her hareketini hesaplı yapar, sınırı bilir, dozajı tutturur. Yemekte aşırıya kaçmayan dengeli yaşam tarzı, parasını aklı başında harcayan tutumlu kişi, öfke anında bile sözünü ölçüp tartan diplomatik karakter, doğum gününde uygun hediye seçen düşünceli arkadaş bu kalıbın olumlu figürleridir. Halk dilinin değer verdiği erdemlerden biri olan ölçülülük Türk geleneksel ahlakında, sufi öğretide, Anadolu bilgeliğinde sıkça övülen bir kişilik özelliğidir. Söyleyenin tonu takdir doludur; çağdaş hayatın aşırılıkları arasında erdem olarak öne çıkar gerçekten.

Ölçülü Olmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Müdürün her toplantıda ölçülü olması ekibe huzur veriyor, ne çok yumuşak ne de çok sert kalıyor, kararlarını sakin biçimde almakla bilinir herkes tarafından.
  2. Babam aile bütçesinde her zaman ölçülü olmuştur, ne aşırı kısıtlama ne de savurganlık yapardı, yıllar içinde ev de bahçe de yavaş yavaş tamamlandı bizim çabamızla.
  3. Düğün masraflarında ölçülü olmaya karar veren genç çiftler salonu küçük seçti, davetli sayısını sınırladı, bütçeyi yormadan güzel bir tören düzenleyebildiler doğal olarak.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Yeme içme, harcama, duygu ifadesi, söz seçimi, eleştiri verme, tepki gösterme, övgü dağıtma, hatta arkadaşlık ilişkilerini sürdürme gibi geniş alanlarda ölçülü olmak değer görür. Halk dili bu çoklu alanı tek kelimeye sığdırarak ölçülülüğü genel bir kişilik özelliği olarak öne çıkarır; kişi tek tek değil bütün olarak ölçülüdür ya da değildir gerçekten oldukça kapsamlı.

Tasavvuf öğretisi nefsi terbiye etmenin ölçülü olmaktan geçtiğini söyler; aşırılık nefsin egemenliği, ölçü ise iradenin gücüdür. Halk dili bu manevi anlayışı günlük yaşamın diline aktarmıştır; ölçülü olmak hem dünyevi hem manevi bir erdem olarak görülür. Söz duyulduğunda hem aile büyüğünün hem manevi rehberin onayını içeren bir ton hissedilir gerçekten.

Halk bilgeliği aşırılığın iki ucunu da reddeder; ne çok cömert olmak ne de çok cimri olmak makbuldür. Ölçülü olmak orta yoldur; Aristoteles'in altın orta yol anlayışına benzer biçimde Türk halk düşüncesi de bu dengeyi över. Hiçbir erdem aşırıya kaçtığında erdem kalmaz, kişinin başına bela olur. Söz bu felsefi gerçeği tek bir kalıba sığdırarak kuşaklara aktarır.