Anlamı
hiçbir şey için 'olmaz' deme, dünyada olmayacak şey yoktur.
Detaylı Açıklama
Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz atasözü, çift cümleli yapısıyla hayat hakkında kesin yargı vermenin tehlikesini özetler. Birinci yarı bir uyarıdır; olmaz deme. İkinci yarı bu uyarının nedenidir; çünkü olmazı yok. Bu çift sahne içinde halk bilgeliği şu derin gözlemi kayıt eder; insan kendi yargısına ne kadar güvenirse güvensin, hayat onu yanıltacak yeni bir sahne hep yaratır. Yıllarca bu şehre dönmem diyen kişi yıllar sonra döner; evlenmem diyen evlenir; iş değiştirmem diyen ileri yaşta başka bir mesleğe yelken açar. Atasözü insanlara kesin söz vermemeyi öğretir; söylenen olmazların çoğu zaman tersine döndüğü deneyimle sabittir. Halk dili bu felsefeyi tek bir cümleye sığdırmış; geleneksel olgunluk ile modern esneklik kavramı arasında köprü kurmuştur.
Olmaz Olmaz Deme, Olmaz Olmaz Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yıllarca İstanbul'a dönmem demiştin, şimdi yedi aydır Kadıköy'desin, atalarımız boşuna olmaz olmaz deme olmaz olmaz dememişler doğrusu.
- Lise arkadaşımla evlenirim hiç düşünmemiştim, üç yıl sonra evimizde küçük bir nikah masası açıldı, demişler ya olmaz olmaz deme olmaz olmaz.
- Yaşlı kadın torununa hayat öğüdü verirken sık sık olmaz olmaz deme olmaz olmaz derdi, açık fikirli yaklaşmayı bizzat kendi hayatından örneklerle anlatırdı.
Kökeni ve Hikayesi
Türk halk bilgeliğinden gelir. Hayatın sürprizlerini ve esnekliğini anlatmak üzere yüzyıllar boyunca toplumsal hafızada yer etmiş bir atasözüdür. Açık fikirli olma kültürünün dilsel bir yansımasıdır.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Birinci cümle uyarıyı verir; olmaz deme. İkinci cümle nedeni belirtir; çünkü olmazı yok. Bu iki adımlı yapı atasözünün hem öğretici hem ikna edici olmasını sağlar. Tek bir cümleyle söylensek sadece uyarı, sadece neden olurdu; ikisi birlikte gelince hem ders verilir hem mantığı açıklanır. Halk dili bu yapıyı çok sayıda atasözünde başarıyla kullanmıştır.
Evet, modern psikolojinin bilişsel esneklik kavramıyla bire bir örtüşür. Kişinin kesin yargılarda bulunmaması, olasılıklara açık olması, hayatın sürekli değişen doğasına uyum sağlaması ruh sağlığı için olumlu bir tutum sayılır. Halk bilgeliği yüzyıllar önce bu psikolojik gözlemi yapmış ve sözel bir öğüde dönüştürmüştür; bilim ve halk dili aynı gerçeği farklı yollardan saptamış.
Geçmişte bir konuda kesin yargı veren kişinin daha sonra tam tersini yaşadığı sahnelerde söylenir. Asla evlenmem diyenin evlenmesi, iş değiştirmem diyenin ileri yaşta meslek değiştirmesi, hiç gitmem diyen birinin daimi olarak orada yaşamaya başlaması bu sahnelerin tipik örnekleridir. Yaşlılar gence öğüt verirken bu atasözüne sıkça başvurur.