Anlamı
insan içinde bulunduğu çevrenin durum ve koşullarına uygun biçimde davranmasını bilmelidir.
Detaylı Açıklama
Ölü evinde ağlamasını düğünevinde gülmesini bilmeli atasözü, sosyal hayatta uyumlu davranış sergilemenin değerini iki uç sahneyi karşılaştırarak anlatır. Ölü evi yas ve sessizliğin, düğün evi neşe ve eğlencenin alanıdır; biri diğerine geçirilemez. Halk dili bu iki ucun arasındaki farkın dile gelmesini bilmeyi olgunluğun ve sosyal zekânın işareti sayar. Cenaze evinde kahkaha atmak da düğünde yüzünü asıp oturmak da uyumsuzluktur. Atasözü daha geniş anlamıyla her ortamın atmosferine uygun davranmayı öğütler; iş toplantısında özel hayat şakası, ciddi bir konuşmada laubali tavır, mateme uğramış aileye ziyaret saatinde neşeli sohbet, hastane ziyaretinde yüksek sesli konuşma, taziye yemeğinde yüksek kahkahalar bu kalıbın yasakladığı tutumlardır gerçekten halk bilgeliğinin sosyal nezaket öğretisidir.
Ölü Evinde Ağlamasını, Düğünevinde Gülmesini Bilmeli Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Cenaze evine ziyarete gittiğimizde yüzümüzü ciddi tutmaya özen gösterdik, atalarımız ölü evinde ağlamasını düğünevinde gülmesini bilmeli boşuna dememiş gerçekten.
- Genç gelin düğün gününde çok hüzünlü görününce büyükler endişelendi, atalarımız boşuna ölü evinde ağlamasını düğünevinde gülmesini bilmeli dememiş diye fısıldadılar.
- İş toplantısında özel hayat şakaları yapan genç çalışan müdür uyarısı aldı, ölü evinde ağlamasını düğünevinde gülmesini bilmeli sözünü kariyer büyüğü ona hatırlattı.
Kökeni ve Hikayesi
Türk geleneksel sosyal nezaket öğretisinden gelir; iki uç sahne karşılaştırılarak ortam okuma becerisinin önemi atasözüne damıtılmıştır.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Yas ve neşe insan duygusunun iki kutbunu temsil eder; ikisinin arasındaki mesafe ne kadar büyükse, bir ortamda diğerinin davranışını sergilemek o kadar büyük bir uyumsuzluktur. Atasözü iki ucu yan yana koyarak orta yolun ne kadar değerli olduğunu öne çıkarır. Halk dili böylece sosyal nezaketin sınırlarını çarpıcı biçimde resmeder; söz ortamı okuma becerisinin önemini vurgular gerçekten oldukça çarpıcı bir kıyaslama.
Türk geleneksel toplumu adabımuaşeret denilen bir incelik öğretisini yüzyıllarca aktarmıştır. Aile büyükleri çocuklara cenazeye nasıl gidileceğini, düğüne nasıl katılacağını, misafirliği nasıl yapacağını uzun uzun anlatırdı. Atasözü bu sözel müfredatın özetlerinden biridir; tek bir cümleye sosyal davranışın bütün rotasını sığdırır gerçekten.
Modern iş hayatında iş toplantısı, müşteri sunumu, kurumsal yemek, takım dışı eğlence gibi farklı ortamlar farklı davranış gerektirir; her ortamı doğru okumak profesyonel yetkinliğin parçasıdır. Sosyal medyada bile mateme uğramış birinin paylaşımına eğlenceli yorum yapmak ya da düğün paylaşımına ciddi siyasi yorum yazmak aynı uyumsuzluğu doğurur. Söz çağdaş yorum kazansa da öz aynıdır.