Deyim

Ölümle Burun Buruna Gelmek Ne Demek?

Anlamı

ölümle sonuçlanabilecek çok büyük bir tehlike ile karşılaşmak.

Detaylı Açıklama

Ölümle burun buruna gelmek deyimi, kişinin ölümün eşiğinden son anda dönmesini halk dilinin tutkulu bedensel benzetmesiyle anlatır. Burun buruna gelmek tabiri Türkçede yüz yüze, çok yakın temas anlamı taşır; iki kişinin arasında milimetreler kalmıştır. Söz ölümle bu kadar yakınlaşmayı, son nefes mesafesinde durmayı, ama sonra geri çekilmeyi anlatır. Trafik kazasında son anda dönen direksiyon, denize düşüp boğulmaktan kıl payı kurtulan yüzücü, çatıdan düşerken zar zor tutunan işçi, ağır kalp krizi atlatan hasta, doğal afette enkaz altından çıkarılan kişi, ağır yangında son anda kurtarılan vatandaş bu kalıbın canlı figürleridir gerçekten halk dilinde derinden duyumsanan bir kalıp olmayı sürdürür samimi içtenlikle yer alır.

Ölümle Burun Buruna Gelmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Buzlu yolda kontrolden çıkan araba uçuruma metre kala durdu, dayım ölümle burun buruna gelmişti, eve döndüğünde ailesine ne kadar şanslı olduğunu uzun uzun anlattı.
  2. Açık denizde fırtınaya yakalanan teknede yolcular ölümle burun buruna geldiler, sahil koruma son anda yetişip onları kurtardı, her biri günler sonra olayı hatırlatmaya devam ediyor.
  3. Çatıda dengesini yitiren ustabaşı son anda demir korkuluğa tutundu, ölümle burun buruna gelmişti, ekip arkadaşları onu yukarı çekti, korkudan ay sonuna kadar evden çıkamadı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Burun buruna gelmek Türkçede iki kişinin yüzlerinin birbirinin nefesini hissedebilecek kadar yakın olmasını anlatır; mesafe milimetrelere iner. Söz ölümü bir varlık gibi düşünür ve kişinin onunla bu derece yakın temasa geçtiğini söyler. Halk dilinin somut bedensel benzetmesi ölümle ne kadar yakın kalındığını çarpıcı biçimde aktarır; söz duyulduğunda dinleyici bu mesafenin azlığını duyumsal olarak hisseder gerçekten.

Ölüme koşmak kişinin tehlikeye bilinçli olarak ve isteyerek gittiğini anlatır; aktif bir hareket vardır. Ölümle burun buruna gelmek ise daha çok pasif bir karşılaşmadır; kişi tehlikeyi seçmemiş, kaza, hastalık, doğal afet gibi kendisi dışında olaylarla ölüm eşiğine getirilmiştir. Halk dili iki yakın anlamı farklı kalıplarla saklar; konuşmacıya nüans seçimi sunar gerçekten.

Ölüm eşiğinden dönen kişiler genellikle hayata bakışlarını değiştirir; küçük şeylerin değerini fark eder, sevdiklerine zaman ayırır, ertelediği hayallerini hayata geçirir. Modern psikoloji bu hali post-travmatik büyüme olarak adlandırır. Halk dili bu psikolojik gerçeği binlerce yıldır söze sığdırmıştır; söz çağdaş psikoloji bulgularını önceleyen bir bilgeliği taşır gerçekten.