Anlamı
elde olanları yeterli bulmak, kanaat etmek.
Detaylı Açıklama
Oluruyla yetinmek, elde olanı kabul etmek, mevcut imkanlarla idare etmek demektir. Buradaki olur olanak, mümkün olan kadarı anlamı taşır; yetinmek ise kanaatkar olmayı vurgular. Türk halk yaşamının olgun bir tutumudur bu; az kazanır az harcar, varına şükreder, eksiğine sızlanmaz. Anadolu hayatının ekonomik koşulları çoğunlukla bu tutumu zorunlu kılmıştır ama halk dili bunu bir erdem haline dönüştürmüştür. Küçük emekli maaşıyla geçinen büyükanne oluruyla yetinir, bayram tatiline uzaklara gidemeyen aile evde küçük bir yemekle oluruyla yetinir, üniversitede bursla okuyan öğrenci aldığı tutarın oluruyla yetinir. Söyleyenin tonu kabullenmeli ve huzurludur; daha fazlasını istemek yerine olanı değerlendirmenin verdiği dinginlik vardır. Dini söylemde kanaatkarlık ile yakın akrabadır.
Oluruyla Yetinmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Emekli maaşının küçüklüğüne rağmen babam oluruyla yetiniyor, hiç şikayet duyduğum olmadı, akşam çayını ailecek içmek onun için yeterli huzur kaynağı.
- Bayram tatilinde uzaklara gidemediler, evde küçük bir aile yemeğiyle oluruyla yetindiler, çocukların gülmesi pek çok beş yıldızlı oteli geçti doğrusu.
- Üniversitede bursla okuyan öğrenci aldığı tutarın oluruyla yetiniyor, harçlığını sıkı tutarak ay sonuna çıkarmayı başarıyor, anne babaya yük olmuyor sevimli.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Anadolu hayatının ekonomik koşulları çoğunlukla bu tutumu zorunlu kılmıştır; ama halk dili bunu bir erdem haline dönüştürmüştür. Az kazanan az harcar, eksiğine sızlanmaz, varına şükreder. Bu olgunluk tutumu nesilden nesile aktarılmış; oluruyla yetinmek deyimi bu kültürel mirasın dilsel sözcüsü olmuştur. Anadolu büyüklerinin yaşam felsefesini özetleyen sıcak bir kalıptır.
İki kalıp yakın anlamlı ama nüansları farklıdır. Kanaat etmek doğrudan yeterli bulma anlamı taşır; psikolojik bir tutumdur. Oluruyla yetinmek ise mevcut koşulları kabul etme vurgusu yapar; pratik bir kararı içerir. Birinde tutum vurgulanır, diğerinde durum kabul edilir. İki kalıp birlikte de söylenebilir; halk dili eş anlamlıyı yan yana kullanarak vurguyu güçlendirir bazen.
İslam dininde kanaat sahibi olmak temel bir manevi tutumdur; aza şükür, çoğa hamd öğüdü sıkça tekrarlanır. Oluruyla yetinmek bu manevi prensibin halk dilindeki karşılığıdır. Hac dönüşü dinlenmeye çekilen dede, yıllarca emek verdiği işten emekli olan amca, hayatın getirdiklerine huzurla bakanlar bu kalıbı sıkça söyler. Din ve halk dili aynı erdemi farklı sözcüklerle yaşatır.