Deyim

Ortalığı Kırıp Geçirmek Ne Demek?

Anlamı

1) herkesi heyecana sürüklemek:
'Avrupa tiyatrosunda işveli gerdan kırışları, meşhur kantolarıyla, ortalığı kırıp geçirdiği zamanlar!' -A. İlhan. 2) çok kızarak çevresindekilere bağırıp çağırmak.

Detaylı Açıklama

Ortalığı kırıp geçirmek iki uçta yaşar. Birinci ucu sahne sanatlarıdır; bir sanatçı seyirciyi büyüleyici performansıyla coşturduğunda ortalığı kırıp geçirir. Attila İlhan'ın Avrupa tiyatrosunda işveli gerdan kırışları, meşhur kantolarıyla, ortalığı kırıp geçirdiği zamanlar cümlesi bu kullanımın klasik bir örneğidir; oyuncu sahnede o kadar etkilidir ki seyircinin nefesini keser. İkinci uç ise tam zıttır; öfkesiyle çevresini sarsan, bağırıp çağıran, herkesi titreten karakter de ortalığı kırıp geçirir. İki anlam arasındaki köprü şudur; her ikisi de çevreyi alt üst eden güçlü bir etkiyi anlatır. Birinde hayranlık, diğerinde korku yaratılır ama her ikisinde de sahnenin merkezindeki kişi yıkıcı düzeyde belirleyicidir. Söyleyenin tonu ve sahnenin kendisi anlamı netleştirir kolayca.

Ortalığı Kırıp Geçirmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Avrupa tiyatrosunda kantolarıyla ortalığı kırıp geçirdiği zamanlar babamın anlattığı en parlak hatıralardandı, dedem hala sahne ışıklarını anar mahzun.
  2. Patron son denetim raporunu görüp ortalığı kırıp geçirdi, salonda kimse nefes almıyordu, en kıdemli müdür bile başını öne eğip raporu yeniden okudu sessizce.
  3. Genç soprano sahneye çıkar çıkmaz ortalığı kırıp geçirdi, üçüncü perde sonunda salonda göz yaşı dökmeyen kimse kalmamıştı, alkış uzun sürdü dakikalarca.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Ortak nokta sahnenin merkezindeki kişinin çevre üzerindeki yıkıcı etkisidir. Sanatçı izleyicinin algısını sarsar, öfkeli adam ekibin huzurunu sarsar. İkisi de etki açısından kuvvetlidir; ikisi de salonu titretir. Tonlama bu iki yöne ayrıştırır anlamı; birinde hayranlık, diğerinde korku duyulur. Halk dili bu çift yöne aynı kalıbı uygun bulmuştur.

Kantolu tiyatrolar, opera ve müzikal performansları, büyük konserler, başarılı standup sahnelemeleri bu kullanımın doğal yerleridir. Sanatçı sahnenin merkezinde durup seyircinin algısını alt üst ettiğinde, alkışı kazandığında ortalığı kırıp geçirmiştir. Türk tiyatrosunun parlak dönemleri için bu kalıp sıkça hatırlanır.

Patronun ofise bağıra çağıra girip masalara vurması, fakat aile büyüğünün eski meseleyi açıp herkesi titretmesi, müdürün acımasız bir uyarıyla bütün ekibi sustur etmesi bu kullanımın sahneleridir. Salonda korkulu bir sessizlik oluşur; kimse karşı çıkmaya cesaret edemez. Kalıp burada güç gösterisinin bir resmi olarak iş görür.