Anlamı
ortak bir noktada anlaşmak:
'Şimdi bak Nimet, gel şu işin ortasını bulalım.' -M. İzgü.
Detaylı Açıklama
Ortasını bulmak, iki tarafın da haklı bulduğu bir uzlaşma noktasına gelmektir. Buradaki orta kelimesi tam aritmetik orta değil, iki tarafın kabul edebileceği makul bir nokta anlamına gelir. Muzaffer İzgü'nün şimdi bak Nimet, gel şu işin ortasını bulalım cümlesi tipik bir aile içi anlaşmazlık sahnesinden çıkar; tartışma uzamış, taraflar yorulmuştur, çözüm zorla anlaşmaktan değil orta yol bulmaktan geçer. Pazarlık sahnesi bu kalıbın klasik yeridir; satıcı fiyatı söyler, alıcı düşer, sonunda ortası bulunur. Aile içi karar verme, iş anlaşmaları, koalisyon görüşmeleri, hatta uluslararası diplomasi bu becerinin sahnesidir. Sözün gücü diğer tarafla yarışmak yerine birlikte hareket etme önerisinde saklıdır. Kazan-kazan ilişkisinin halk dilindeki en sevimli kalıplarından biridir.
Ortasını Bulmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Şimdi bak Nimet, gel şu işin ortasını bulalım, ikimizin de keyfi bozulmasın, bayram sofrası kavga sandalyesine dönmesin bu son tartışmayla.
- Mobilyacıyla pazarlık uzayınca ortasını bulduk, ben istediğim renge, o istediği fiyata yaklaştı, çay içip imzayı attık masaya sevinçle.
- Üç çocuk yaz tatili için farklı yerler istiyordu, anne baba hep birlikte oturup ortasını buldular, hem deniz hem dağ programı yaptılar haftalık.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Tam aritmetik orta değil; iki tarafın kabul edebileceği makul bir noktadır. Satıcı yüz lira ister, alıcı seksen verir, ortada doksan değil belki seksen sekiz kabul edilir. Bu esneklik kalıbın yapıcı tarafıdır; mekanik bir bölünme değil, taraf duygularını da hesaba katan bir uzlaşmadır. Halk dili pazarlığın bu sosyal incelikli yapısını çoktan kavramıştır.
Pazarlık masaları, aile içi anlaşmazlıklar, koalisyon görüşmeleri, miras paylaşımı, ev kira tartışması, evlilik kararı, çocuk eğitimi konuları bu kalıbın doğal yerleridir. Bütün bu sahnelerde iki ya da daha çok tarafın farklı istekleri masaya gelir; ortasını bulmak tarafları kazan-kazan noktasına taşımanın anahtarı olur.
Bazen taraflardan birinin haklı olduğu netse, ortasını bulmak haksızlığa yarım kapı açmak anlamına gelebilir. Eğer bir tarafın talebi tamamen meşru, diğerinin tamamen mantıksızsa, ortayı bulmak haklıyı ödüllendirmek yerine ödün vermesine yol açabilir. Bu yüzden deyim her bağlamda uygun değildir; adaletin değil uzlaşmanın bağlı olduğu yerlerde işler.