Deyim

Ortaya Düşmek Ne Demek?

Anlamı

değerini yitirmek, herkes tarafından kullanılmak.

Detaylı Açıklama

Ortaya düşmek, bir nesnenin veya değerin eski özel konumunu yitirip herkesin kolayca elde edebileceği sıradan bir hale gelmesidir. Buradaki ortada olmak değerlilik değil, ulaşılabilirlik anlamı taşır; bir şey ortaya düştüğünde artık seçkin değildir, yığının arasındadır. Eskiden zengin sofralarında bulunan bir lezzet süpermarket rafına düştüğünde değerli sayılmaz olur; nadir bir hediye seri üretime girdiğinde gözden iner. Aynı mantık unvanlar, sanat eserleri, modalar ve meslekler için de işler. Bir kez gerçekten saygın olan bir akademik unvan herkes tarafından alınır olduğunda değer kaybeder. Sözün arka planında genellikle bir hüzün, geride bırakılan bir altın çağ duygusu vardır; eskiden değerliydi şimdi sıradanlaştı yakınması işlenir, halk dili böylece toplumsal değişimin sözel kayıt defterine dönüşür.

Ortaya Düşmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Eskiden hediye olarak alınan ünlü çikolata markaları artık her bakkala düşmüş, ortaya düştü gerçekten, çocukluğumda taşıdığı o özel hava artık yok.
  2. Bir zamanlar zor elde edilen yabancı dil sertifikası şimdi ortaya düştü, kursların hepsi sınava hazırlık satıyor, eski ağırlığını yitirdi sanırım büyük ölçüde.
  3. Babamın gençliğinde ustalar uzun yıllar yetiştirilirdi, şimdi mesleğin önce çabuk öğrenilebilir hale gelmesi ile usta unvanı ortaya düşmüş durumda.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Ortada olmak ulaşılabilirlik, kolayca elde edilebilirlik anlamı taşır. Halk dili nadir olanın değerini ulaşılması zor olmasına bağlar; ortada olan ise herkes tarafından alınabilir olduğu için değer kaybeder. Bu paradoks halk bilgeliğinin tipik yargılarındandır. Görünür olmak değerli olmak değildir; bazen tam tersi, sırrı kalmamak gözden düşmektir.

Moda ürünleri, lüks markalar, akademik unvanlar, meslek diplomaları, sanat eserleri, hediyelik sertifikalar bu deyimin doğal kullanım yerleridir. Bir kez nadir olan değerli kılınır; aynı şey seri üretime girince ya da herkes tarafından alınmaya başlayınca ortaya düşer. Tüketim toplumu eleştirilerinde sıkça başvurulan bir kalıptır.

Çoğunlukla hüzünlü, biraz nostaljik bir tonla seslenir. Eskiden olan değerin şimdi olmayışı sahnelenir; söyleyen kişi geçmişin altın çağına özlem duyar. Bazen eleştirel de olabilir; toplumun değer ölçülerinin yıpranmasına dair bir sosyolojik gözlem niteliği kazanır. Mizahi yumuşatma da görülebilir; her zaman dramatik söylenmez.